26 Ağustos 2014 Salı

BUGÜN NE VAR, NE YOK GÜNDEMDE ?...



Katılmamak elde mi yazara?...Yıl 1992; Cumhuriyet'e yazılar gönderiyorum, yaklaşık 22 adet yayınlandı...Ve bir de Cumhuriyet'İn yarışmalarına dosyalarımı gönderiyorum... Bu yazılar dolayısıyla Sami KARAÖREN'le tanıştım...Dedi ki "sende yetenek var...Ama Bursa'da yaşamakla bir yere gelemezsin...İstanbul'a geleceksin; yazarların gittiği entel barlarda onların söyleşilerine katılacaksın... Onlar da seni tanıyacaklar; eh hadi bu yılda buna verelim ödülü diyecekler, kural böyle dedi...Yalnız da değilim o bu sözleri söylerken; yanımda yine Bursa'nın aydın çevresinden ve benden 10 yaş büyük bir bayan arkadaşım da vardı, bir başka deyişle tanığım da var bu söyleşiye ilişkin...Ben ki o yıllarda; kamuda memur, akademik kariyer peşinde bir üşütük (sanki bu insan israf uzmanı ülke değerimi bilecekmişçesine), üstüne üstlük alkollle aram hiç yok (Rumeli kökenli olmama karşın; ara sıra içtiğim kırmızı şarap dışında )...Ne onlara ayak uydurabilirim, ne de bu moruklarla haşır, neşir olabilirim (kendime saygı bağlamında)...Eh böyle olunca da; biz gibiler ancak kamudan emekli ve de yazarlık yaşamında da emekliyerek sürdürürüz düşünsel dışa vurumlarımıza ilişkin yazma tutkumuzu...Şu piyasada "yazar" diye var olanları gördükçe, Yeşilçam'da "prodüktörün yatak odası"ndan sonra, Hakan Karahan'ın savları bilinen ama bugüne değin pek dile getirilmeyen toplumsal gerçekleri döküyor ortaya...Ve bu böyle sürüp gidecektir; Makiavelist dişiler var oldukça; bilindiği gibi "başarıya giden her yol mubah" ya:))


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder