18 Haziran 2014 Çarşamba

MİSAK-I MİLLİ...



İŞTE 94 YIL SONRA İLK DEFA YAYINLANAN GÜNÜMÜZ DİLİ İLE MİSAK-I MİLLİ

Birinci Madde: Osmanlı Devleti’nin özellikle Arap çoğunluğun yaşadığı ve 30 Ekim 1918 tarihli mütarekenin kabulünde düşman orduları işgali altında kalan kısımlarının geleceğinin, halkının serbestçe beyân edecekleri oylara uygun olarak tayin edilmesi gerekir.

Sözü edilen mütareke hattının içinde ve dışında din, ırk ve ülkü birliği bakımlarından birbirlerine bağlı olan, karşılıklı saygı ve fedakârlık duyguları besleyen, ırk ve toplum ilişkileri ile çevrelerinin şartlarına saygı gösteren Osmanlı-İslam çoğunluğunun yerleşmiş bulunduğu kesimlerin tamamı, ister bir eylem ve ister bir hükümle olsun birbirlerinden ayrılamayacak bir bütündür.

İkinci Madde: Halkı özgürlüğe kavuşunca oylarıyla anavatana katılmış olan üç sancak (Kars, Ardahan ve Batum) için gerektiğinde yeniden halkın serbest oylarına müracaatı kabul ederiz.

Üçüncü Madde: Batı Trakya’nın Türkiye ile yapılacak barışa kadar ertelenen hukukî durumunun belirlenmesi işi de, halkının özgürce beyân edeceği oylara uygun şekilde yerine getirilmelidir.
Dördüncü Madde: İslam hilâfeti ile saltanatın merkezi ve Osmanlı hükümetinin başkenti olan İstanbul şehri ile Marmara Denizi’nin güvenliği her türlü saldırıya karşı dokunulmaz olmalıdır.
Bu esas mahfuz kalmak şartıyla Akdeniz ve Karadeniz Boğazları’nın dünya ticaretine ve ulaşımına açılması konusunda, bizimle birlikte diğer bütün ilgili devletlerin müteffiken verecekleri karar geçerlidir.

Beşinci Madde: İtilâf Devletleri ile düşmanları ve bazı ortakları arasında yapılan antlaşmaların esasları çerçevesinde, azınlıkların hakları komşu memleketlerdeki Müslüman ahalinin de aynı haklardan istifade etmeleri ümidi içerisinde tarafımızca benimsenip güvence altına alınacaktır.

Altıncı Madde: Millî ve iktisadî gelişmemizin imkânlarını elde etmek ve işlerin daha çağdaş ve muntazam bir yönetim ile yürütmesini başarabilmek için, her devlet gibi bizim de gelişmemizin şartlarının sağlanmasında tam bir özgürlüğe ve bağımsızlığa kavuşmamız, varlığımızın ve geleceğimizin ana ilkesidir.

Bu sebeple siyasî, adlî, malî ve benzeri alanlarda gelişmemizi önleyici sınırlamalara (kapitülasyonlara) karşıyız. Belirlenecek borçlarımızın ödeme şartları da bu ilkelerle çelişmeyecektir. 28 Ocak 1336 (1920).

Edep ya huuuu...Savulun Sosyalizm Geliyor !...

  • Şehriban Baştaş ellerinizin o şekilde tutulmasının anlamı var mı ?
  • Can Ulusoy Edeben öyle duruyoruz...
  • Selma Erdal Eee ne oldu sosyalizme ?...Bundan böyle o da mı "edep ya hu" demeye niyetlendi yoksa ?...
  • Can Ulusoy Sosyalistler edepsiz mi olur. Yoksa Edep Ya Hu demenin nesi sosyalizme aykırı. Böyle soru mu olur lütfen...
  • Selma Erdal Sosyalizm, Marx, ateizm bağlamında; Baba dergahlarında olmak sorusuna yanıt aramıştım oysa...EDEP, edepli olmak; insan olmanın erdemidir, BABA dergahlarının tekelinde değildir...
  • Can Ulusoy Elbette değildir, tekelinde diye bir iddiam oldu mu? Dünyada kendi dinine müntesip birçok sosyalist lider vardır. İki yıl önce kaybettiğimiz Chavez bunlardan biridir. Size dokunan bir şey olmaması lazım. Bu şahsımın özel hayatından bir fotoğraf...
  • Selma Erdal Ne diyelim; yol, iz , tarikat...Öylesi bir dönemdeyiz ki yakında Marx'a azizlik mertebesi bile biçilirse şaşırmam...
  • Can Ulusoy Gerek yok efendim. Herkes kendini biliyor. Bizim işimiz de kendimizi bilmekle alakalı. Fakir, tasavvufta rifai muhibbi ve mısri bendesidir. Siyasi fikri sosyalisttir. Hayatın kendisi uzun ince bir yol. Bu kadar dertlenmeyin...
    44 minutes ago · Like · 1
  • Selma Erdal Ne diyelim ?...Altmışlarda ki henüz sanırım siz henüz yoktunuz şu dünyamızda; İsmet Paşamız da buyurmuşlardı ülkemize, ulusumuza şöyle bir söylem: ORTANIN SOLU, PEYGAMBERİN YOLU... Ne diyelim; demek ki her şey MARX'la, değil MUHAMMED'le başlar...Bu yoldan şaşanı; en başta IŞİD taşlar... Yolunuz mübarek olsun:))
  • Can Ulusoy Hanımefendi bu şahsi bir fotoğraf, ne sosyalizm ile ilgili bir şey var ne de birilerini dergaha çağrıyor gelin edep öğrenin diye. Dostlarımla olan bir fotoğrafı, yine kendileri de görsün diye paylaştım. Yani her yerde her zaman saçmalamak zorunda mısınız? Size ne? Burada sizi alakadar eden birşey var mı? Yok. Yani sizinle şahsi bir fotoğraftan dolayı ideoloji mi tartışacağım?
    38 minutes ago · Like · 1
  • Selma Erdal Burası sanal kamusal alansa...Siz de burada sosyalizm savunusu yaparken uzun süredir; bir de babalarla pozlar verirseniz...Eleştirilere mazur kalırsınız ve konuyu da"özel fotoğrafım" açıklamasıyla özele indirgeyemezsiniz; teoriyle, pratik örtüşmez diye de eleştirilirsiniz...Doğal olarak da savunduğunuz dünya görüşüyle ters düşmüş olursunuz, inandırıcılığınızı yitirirsiniz... Gerçi CHP;Cemaat'le halvet olmuş bu ülkede, sizin sosyalist bir tarikatçı olmanızdan bana ne... Son noktayı koyayım da sözlerime, sanal, sözel savaş başlatıp da benimle; aman sakın geç kalmayın hu çekmeye:))
  • Selma Erdal Ve her yerde, her zaman saçmalamak zorunda mısınız ?" sorunuza gelince...Önce "edep ya hu" diyelim zat-ı alinize...Ve sizin gibi "işçi partisi" savunmanlığı yapmıyor oluşum; karşılık mı buldu "saçmalamak" tanımlaması olarak dilinizde?... Dolayısıyla saçmalamak konusuna gelince; şöyle bir iyice okudum da paylaşımlarınızı, "saçmalamak" konusunda dergah açıp, BABA mertebesine erişirsiniz maaşallah, sizi kendimle kıyaslayınca mürid bile olamam tarikatınızın kapısında...
  • Selma Erdal

Other Albums

More About Can Ulusoy