15 Şubat 2015 Pazar

ŞERİAT VE KADIN







Arkeolog Alev Başaran Yorumu (Buket ŞAHİN facebook sayfasından bir alıntıdır)
(Yine ve yeniden ŞERİAT ve KADIN başucu kitabını okuma, okutma zamanı!)


Alev'in yazısı şöyle başlıyor: Körpecik bir ceylanı ziyan edip parçaladı gözü dönmüş soysuzlar... Ne “Annelerin çocuklara çığlık atmayı öğretmeleri gerekiyor” diyen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam’dan ses var ne Başbakan'dan ne herkesten 3 çocuk isteyen Cumhurbaşkanından... Ataerkil düzenin çarpıklaştırılmış değerlerini benimseyen kadınlardan da çıt çıkmıyor. "Benim Başörtülü Bacılarıma Saldırdılar" diye yalanlar uyduran eli uzun sus-pus! Kadını eve kapatmayı, ikincil duruma düşürmeyi kendi bozuk nefsine hakim olmak için çözüm sanan erkek türünden kurtulma zamanı geldi artık!!! Kadınların dişiliğini değil, kişiliğini ortaya koyması şart şimdi!!!

İnsanlığın ilk zamanlarından beri var olan mitlerde bile "kadın", hep erkeklerin seçtiği kelimeler ve erkeklerin vurgulamak istediği tanımlamalarla anlatılagelmiştir. Dünya mitolojisinin ilk yazılı eseri ve destanı olan 5 bin yıllık Gılgamış Destanı’nda namuslu kadınlar başı açık; namussuz kadınlar ise tapınaklarda “başörtülü fahişeler” olarak gösterilir ve onların başı olan İştar , Gılgamış’ı bir türlü elde edemeyen bereket-savaş-aşk Tanrıçası olarak tasvir edilir. Gılgamış tarafından reddedilen İştar, dünyada kuraklık başlatır. Aynı tanrıça daha önce de Nuh Tufanına sebep olmuştur.
Yunan Mitolojisinde bir çok canavardan daha tehlikeli olanlar hep kadınlardır. Yer altı Tanrısı Hades, tanrıça Demeter'in kızı Persephone'u kaçırır, bunun üzerine tanrıça Demeter tıpkı İştar gibi kuraklığa sebep olur. Persephon annesi Demeter'i ziyarete geldiğinde bahar gelir, kocası Hades'in yanına döndüğünde tüm tabiat ölür kış gelir... Tüm kötülüklerin olduğu kutuyu da Pandora adında bir kadın açar. Havva yasak meyveyi Adem'e sunar. İkonografik çözümlemelerde bu "İlk Günah"sahnelerinde Havva mahçup, başı öne eğiktir,yasak meyveyi mideye indiren Adem ise, eliyle Havva'yı gösterir "suçlu" olarak... Kısacası mitolojilerde bile anaerkil toplumla, ataerkil toplumun çatışmaları açıkça görülür.
Kadın, tüm kültürlerde tiplere ayrıştırılarak anlatılır. İyi kadın, hafif meşrep kadın, kıskanç kadın, meraklı kadın, evlenilecek, kadın eğlenilecek kadın vs... Erkekse sütten çıkma ak kaşıktır genelde, hep kadına uyar, kadına kanar, kadına yenik düşer.Oysa durum hiç te böyle değildir. Hele hele bizim gibi az gelişmiş, geleneksel değerlerine bağlı geçinip aksine bir o kadar yitirmiş toplumlarda kadına daha çok iş düşmekte. İnsanlığını kaybetmiş erkek türünün çizdiği şablonları yıkmak şart. Bu dünyayı ve daha da önemlisi, bu ülkeyi kadının cinsel obje sayılmadan yaşayabildiği hale getirmek mutlaka gerekli!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder