YENİ NESİL
Özellikle moda söz konusu olunca bana en itici gelen kimlik
tanımlamasıdır; “yeni nesil” sözleri…
Eğer ben bugün için sağ ve sağlıklı yaşıyorsam…
Modayı seviyorsam; usanmadan izliyorsam…
Tüketim toplumunun bir üyesi olarak; AVM’lerde ayak izlerim, kasalarında
paralarım varsa…
Ne demekmiş; “yeni nesil için üretilmiştir moda” sözleri
?...
Paramın satın alabildiğini…
Bedenimin taşıyabildiğini…
Özellikle de yaş kaygısındansa, beğenimin onay verip,
sevdiğini giyerim ben arkadaş…
Çünkü ben; bugün için yeni nesilim… Yarın için ki eğer
yoksam, sağ değilsem, yaşamıyorsam; işte o zaman eskidiğimden, geçmişte
kaldığımdan, artık oyundan çıktığımdan dem vurabilirsin…
SHOP TILL DROP
Alışveriş manyağı bir dişi olmamın müsebbibi (Türkçesi’yle
sorumlusu); komünist kocamdır…Reklamcılar boş yere vicdan azabı çekmesinler;
beni özendirip, aklımı çelip, azdırıp, cüzdanımdan paraları sızdırıp, alışveriş
çılgınlığıyla yoldan çıkardıklarını sanıp…
İlle de çarpık yapılaşma kentte olacak değil ya, komünist
kocacığımın sayesinde çarpık yapılaşma oluştu kişiliğimde…Ve onun ardından shop
till drop alışveriş yapıyorum; son durak neresi mi ?... Param ve bedenim
tükenip, yoksunluktan ve de yorgunluktan yerlerde sürününceye kadar…Yok, yok; o
kadar da değil elbette… Ah o koca; ne kadar dedirtti bana KEŞKE, alışveriş için
çıkarken Nişantaşı'na, Osmanbey’e, işte tam o sırada yolumu kestikçe…
KEŞKE
Barbara Cartland
masalları okusaydım
Pembe düşlerde
yaşardım
Oysa bana Marx’ı,
Engels’i okumam öğütlendi
Genç kızlık
düşlerim bir, bir ayıklandı…
Barbara Cartland
masalları okusaydım
İpekten, taftadan
giysilerim olurdu
Oysa ben
Sümerbank basması giyen
Bir Bursa yosması
olarak kaldım…
Sürekli dinledim;
Karnıma giren her
bir lokmanın
Nice açlar,
Ayağıma giyilen
ayakkabının
Nice çıplaklar
pahasına olduğuna ilişkin
En toplumsal
içerikli sözleri
Eğer kansere
yenik düşüp de
Kapanmasaydı
gözleri
Sevgili komünist
kocamın
Bilmem ki bugün
ne söylerdi dilleri ?...
Marx yerine,Euro’ya
/ Mark’a mı tutkun olurdu
Engels’i bir
engel mi görürdü
Kapitalist
düşlerine?...
Belki de; “Değişmeyen,
değişimin kendisidir” diyerek
Yoksa o da benzer
miydi Altmışsekiz dönmelerine ?...
Keşke; Barbara Cartland masalları okuduğumda
Bana öfkelenmeyen
bir kocam olsaydı
Yitirmiş olsam da
onu yetmiş yedide
Bugün onu böyle
sorgulamayan
Altmış
sekizlileri de yargılamayan
Bir kadın
olurdum;dingin, kendi köşemde…
VE ONLAR DA “KEŞKE” DEMESİNLER DİYE KADINLARA, KIZLARA
ÖĞÜTLER:
Yobaz koca; günah, haram der, alışverişe geçit vermez…Altın
taktırmaz, ipek giydirmez…
Komünist koca; tüketme, dur, harcama, savurma, paylaş
ötekilerle, sömürgenlere sömürtme kendini derken, senin kadınlığını, kadınsal
keyiflerini sömürür acımasızca…
Sarhoş koca; önceleri savurganlığa göz yumar, ne de olsa o
da paraları alkole sayar. Sonraları
paralar azalıp, alkol tutkusu arttıkça; kadının gözünü oyar, alkole para
kalmıyor diye…
Çapkın koca; iki türlü davranış gösterebilir ki ya
sessizdir kadının savurganlığı karşısında, yeter ki evdeki, diğer kadını
bilmesin ya da öfkelenir taşkınca; paralar eskisine değil, yeni kadına gitsin
diye kısıtlar, kısar kadının harcamalarını…
Kuşkusuz koca çeşitleri; bu kadarla sınırlı değil, bunun
pintisi var, kumarbazı var, kıskancı var…Oysa gerçekten yoksul olanı; her şeyi
yakıştırır kadınına, gönülden varsıldır da, ona da parasızlık olanak tanımaz…
Alışverişkolik kızlar için kısa bir yaşam rehberi; seç,
beğen, al koca çeşitleri…
Kocasızlık kaygısı taşımıyorsa eğer bir kadın, bilmelidir
ki en güzeli; cüzdanının, kesesinin, kasasının efendisi olmak, kıdemli ve
deneyimli bir kadın olarak benden söylemesi…
Selma ERDAL



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder