13 Temmuz 2014 Pazar
GÜL Tedavülden kalktı...ERDOĞAN'a Yakışır Saray...
Bir zamanlar vardı bir düşsel ülke kalemimle kurulmuş; GÜLİSTAN adında...Ben yazdıkça bu ülkeye ilişkin yazılar; birileri de telefonlarımı dinleme modunda... Gün oldu, devran döndü...GÜLİSTAN'lı kervan çöktü...
Oysa o günlerde; pek şatafatlıydı mekan...Sunulmaktaydı GÜLİSTAN'ın şahına her türlü imkan... İşte her ne olduysa oldu; Memleket of the GÜLİSTAN bir 17 Aralık darbesiyle yıkıldı, yıkmak isterken süregelen ve de kendine "hasım" gördüğü düzeni...
İşte o günden beri; gündemde ne GÜLİSTAN, ne de padişah tahtına kurulmuş GÜL ve ne de muhalefetde BAYKAL... Şimdilerde peydahlandı başka, başka çakal...
Artık onlar İsa'dan öncesinde olmasa da, 17 Aralık 2013 öncesinde kaldılar...Derin düşlere daldılar maziye dair...
Ve onların yandaşlarının da kulağına bir şeyler fısıldadılar; taaa Okyanus ötesinden ve de olmaz denilen oldu, 12 Eylül 1980 öncesinin iki ezeli düşmanı, ansızın elele verdi, aynı amaçda, aynı ülküde birleşti, altınbeşik yaparak kollarıyla, Ekmeleddin adlı zat-ı muhteremi ulusal siyasete taşıdı, CUMBAŞKAN adayı diye... Halk şaşırdı; "Osmanlı döneminde bu ülkeden sürülmüşün soyundan gelen bu zat da nereden düştü ansızın şu siyasal arenaya ?" diye sorgulamaya başladı...
Gidişat bakalım nereye ?...Halkın önünde kırk katırla, kırk satır; acaba hangi ellerden öle?...
Amma ve lakin yine de bana pek parlak gelmemekte; Ekmekli Ekmeleddin... Ve de o zat-ı muhteremin cemaat adına cemiyet kurabileceği Çankaya sofrasına... Bunca yatırım boşuna mı yapıldı ERDOĞAN'ın softasına ?...Elbetteki o kurulacaktır; BAŞKAN BABA koltuğuna...Ve işte o zaman da Yeni Osmanlı Padişahı olaraktan; belki de ikametgahını taşıyacaktır TOPKAPI Sarayı'na, nasıl ki BAŞBAKANLIK için DOLMABAHÇE'yi doldurduysa otoritesiyle (Mustafa Kemal'e "nanik mi, nazire mi" yaparcasına ) ve arka bahçesi, onu severken taparcasına...
Her ne kadar yazmışsak da "GÜL'üme de TOPKAPI Sarayı Pek Yaraşır" diye, hiç kuşkusuz yazacağız 10 Ağustos 2014 sonrasında; Recep'ime de Topkapı Sarayı Pek Yaraşır" diye...Az sabrediniz hele...
Ve henüz o günlere gelmeden önce; dönelim Ağustos 2007'ye...Bakalım neler demişiz o günlerde ?...
Selma ERDAL; İstanbul, 13 Temmuz 2014
*GÜL’ÜME DE TOPKAPI SARAYI PEK YARAŞIR; 16 Ağustos 2007
“Demokrasilerde çare tükenmez” tümcesi, bilindiği gibi adıyla sanıyla BABA’nın, diğer bir tanımlamayla Çoban SÜLÜ’nun ( ki kendisi ayrıca MORRISON SÜLEYMAN olarak da anılır ), daha anlaşılır bir tanımlamayla da 8. Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL’in ve de son yılların “bir bilen”inin ağzından dökülmüştü kamuoyuna…
Bu tümce; bir zamanlar ECEVİT’i görmezden geldiği için ona “hökümatın başı” diyen…
“ Karşılaştığınızda ne yaptınız ?” biçiminde soru soran gazetecilere de; “Ne yapacaktım ?… Elini sıktım (lütfen “i” harfiyle okuyunuz)… Ya neresini sıkacaktım ?…( yine lütfen “i”li ve de “e”li okuyunuz ) “ yanıtını veren DEMİREL’in sözleridir…
Şimdilerde de BAYKAL; GÜL’le buluşmuyor, neredeyse onunla hiç konuşmuyor…
GÜL’e “emri-halk” ( hak değil elbette, daha genç adam ) vaki olduğunda; öncelikle BAYKAL da GÜL’e “cumhurun başı” der, olur biter…
Bir de ÇANKAYA’ya çıkmazmış ya BAYKAL… Çıkmazsa, çıkmasın… Bu soruna da çözüm bulunur; GÜL de ÇANKAYA’ya çıkmaz..
Tandoğan’dan, Gündoğan’a; alanlarda buluşup da, oy sandıklarında buluşamayan “takiyyeciler” hemen sevinmeyin, ikiyüzlü aydınlık insanlar ( ki diğer yüzlerinizin karanlık olduğunu sizler nasılsa biliyorsunuz; hiç değilse RTE’ye oy vereceğini açık yüreklilikle söyleyenler sizlerden çok daha güvenilir, çünkü onların eliyle dili aynı); GÜL “cumhurun başı” olma kararından yoksa geri mi döndü diye sakın erkenden sevinmeyin… Yok öyle bir şey… Yalnızca GÜL; ÇANKAYA yerine bir başka yere çıkar…
Bu durumda GÜL nereye mi çıkar ?…
Elbetteki TOPKAPI ‘ya…
Kuşkusuz Edirnekapı minibüslerine binmek için değil; “cumhurun başı” olarak TOPKAPI SARAYI’na çıkar; böylece sorun da ortadan kalkar…
Üstelik NATO Toplantısı için Türkiye’ye gelen BUSH; NATO üyesi ülkelerden katılımcıların önünde ne demişti ERDOĞAN’a ?…
- Başbakanlık konutu olarak, neden DOLMABAHÇE SARAYI’nı kullan mıyorsun ?…
Bilindiği gibi RTE’nin DOLMABAHÇE SARAYI’nda bir çalışma odası var; neden “cumhurun başı”nın da TOPKAPI’da olmasın ?…
Değil mi ki amaç; Kemal ATATÜRK’ün İlkeleri’ni, Devrimleri’ni yok saymak, Cumhuriyet’in kazanımlarından geri dönmek… Bu durumda GÜL de ÇANKAYA’ya çıkmaz, TOPKAPI’ya çıkar… Böylece BAKYAL da verdiği sözü tutar; GÜL “cumhurun başı” olduğunda onunla ÇANKAYA’da görüşmemiş olur…
DEMİREL’in dediği gibi; “demokrasilerde çare tükenmez”…
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder