Ve sürdürüyordu konuşmasını; "Nice sessiz devrim gerçekleştirdik. Onları hazmettiğiniz gibi, hazmedeceksiniz"...
Elbette HAZMEDECEKLER; sen ne istersen, ne yaparsan, ne buyurursan... Kaygılanma be USTA...Üstelik yazmıştım ben de yıllar önce; "HAZMEDİLECEK DAHA NE KALDI ?" diye bugünlerin geleceğinin müjdesini, muştusunu, buşrasını veren olaylar yaşandıkça...
Boşver, aldırma be USTA; sen bağırıp, böğürdükçe, onların hazım sorunsalıyla öğürmelerine...İş, işten geçmiştir; bil ki onlar da çoktandır farkında, ayırdında... Ama çıkmadık candan umut kesilmezmiş; yerel seçimlerde denediler ya...Belki bu kez; olur ya... Siyasal ranttan bir parçacık da onlara, düşer mi diye; umut dünyası işte...Ne demişler ?...Fakirin ekmeği umut; ye Memed, ye...Onların ki de SOMUNCU BABA...O misal yani...
Yoksa nasıl gelirdi bir araya iki ezeli düşman ?...
Biri ULUS derken, üstelik de "ulus:budun" sözlerini bu ülkeye "Kemal ATATÜRK'den bile daha bir gayretkeşlikle" iyicesine belleten onların Başbuğu TÜRKEŞ iken, inatla, çatışmayla ULUS yerine MİLLET diye diretenler... Daha açık bir anlatımla; iki karşıt güç, iki farklı kutup, nasıl da geliverdiler bir araya EKMEKÇİ EKMELEDDİN (ya da SOMUNCU BABA demek sanki daha bir ührevi oluyor kanımca) bu Mısır kökenli zat-ı muhterem safında ?...
Her neyse; biz dönelim HAZIM sorunsalına...Elbetteki hazmedecekler; daha öncesinde pek çok şeyi hazmettikleri gibi BAŞKAN ERDOGAN'ı da hazmedecekler...
USTA izninle paylaşayım o geçmiş günleri, şöyle bir terennüm edelim dünleri...
Yad edelim TBMM'de huşu içinde zat-ı alinizi dinleyen omuzu kalabalık askerleri...Hey gidi günler; hey nidalarımızla...
Ve o günlerdeki hazım/hazmetme konusu; nasıl daha da kolaylaştırmıştı zat-ı alinizin USTALIK dönemindeki işlerinizi, değil mi ya ?...
Selma ERDAL; İstanbul,14 Temmuz 2014
Ve işte o günlerde; 2 Ekim 2009 günü bendeniz sormuştum şu soruyu aşağıda paylaştığım yazımda:
Hazmedilecek Daha Ne Kaldı ?... Paşalar bile bozdu TBMM Orucunu…
1Ekim 2009 günü, TBMM’deki, 23.Dönem, 4.Yasama Yılı şenlikleri hasebiyle; paşalar otururken uslu, uslu kendilerine tahsis edilen koltuklarda, CHP’liler çatır, çatır çatladı öfkesiyle, hasediyle… Onur ÖYMEN; hasedini etmek için hasır altı , yaşadıkları hayal kırıklığından açtı lafı… AÇILIM hakkında döküldükçe cumhurun başı olmam hasebiyle ağzımdan beyanat; muhaliflerin çoğaldı öfkeleri kat be kat…Zaten şu BAYKAL ve de BAHÇELİ efendiler oldular pek bi kart…”Almaz kafaları GÜL Efendimizin o muhterem leblerinden dökülenleri, biliriz ki onlar demokrasi yolumuzun çakır dikenleri” diye şikayet eyledi bizim zevat…
Henüz ayağının tozu uçmadan, “hazım” mevzuunda aldığı tembih ve tavsiyeler aklından kaçmadan; Sadrazam Efendimiz de memnun ve de mütehassis yaptı konuşmasını… Nasıl olmasındı ki memnun; paşaların üç yıllık TBMM orucu en nihayetinde neticelenmiş, hazım sorunu çeken paşaların yerine yenileri gelmişti… Anlaşılan onların hazım sorunları yoktu DTP’den yana… DTP’lileri görünce de Meclis’de yapmaları gerekmiyordu viski-soda ile gargara…
Henüz ayağının tozu uçmadan, “hazım” mevzuunda aldığı tembih ve tavsiyeler aklından kaçmadan; Sadrazam Efendimiz de memnun ve de mütehassis yaptı konuşmasını… Nasıl olmasındı ki memnun; paşaların üç yıllık TBMM orucu en nihayetinde neticelenmiş, hazım sorunu çeken paşaların yerine yenileri gelmişti… Anlaşılan onların hazım sorunları yoktu DTP’den yana… DTP’lileri görünce de Meclis’de yapmaları gerekmiyordu viski-soda ile gargara…
Koca paşaların, koca işkembeleri hazmettikten sonra AÇILIM aşını; o küçücük kursaklarıyla kim kaldırabilir ki bize kaşını ?... En son teknikle sökeriz evvel Allah muhalif geçinenlerin hem tırnağını, hem de dişini…
Her daim söyleriz hafıza-i beşer; eşer, eşer, taaa en dibine gömer, unutur hizmetleri de, başına gelen hezimetleri de… Bundan ötürü derler “balık hafızalı”; şu insan nesline… Bir türlü de inanmaz başından gelip, geçenlerin aslına…Daha 2 sene evvelinde, 29 Ekim sebebiyle; vermiştik ya bir reception Çankaya soframızda… El, etek öptürmediğimiz kim kalmıştı ki artizinde, şarkıcısında, imamında, softasında… Hala huşu içinde hatırlarım maziyi…Demişti ya o zındıklar; güya mezarında ters döndürmüşüz Gazi’yi… Atı alan çoktaaaan Üsküdar’ı geçti… Üsküdar ne ki bu amellerimiz Çankaya’yı bize ebediyen mesken biçti… Bugün cümle alem gördü ki muhaliflerin her biri hasedinden nasıl da şişti ?...
Şöyle bir hülyalara dalayım; Hülya hatunu da rüyalarıma alayım… 29 Ekim 2007 reception’ımızı keyifle hatırlayayım; nispet olsun “hayal kırıklığına uğradık” diyen keferelere…AÇILIM hazımsızlığı çekmekteyseler; haritadan yer beğensinler, kim bilir giderler nerelere?...
İşte şu an mazideyim hülyalarımda; 29 Ekim 2007 günlü Cumhuriyet Reception’umda… Recep de yanımda kabinesiyle… Ne muhteşem bir gündü o; II.Cumhuriyet tacını başımıza takan ümmet-i Gülistanlılar tam kadro yamacımızdaydı avanesiyle…
“Zaman tünelinde 2 sene evveline bir yolculuk yapan Gülistan memleketinin padişahı; hatırlamaktadır 30 Ekim 2007 gecesini… Ruhunda duymaktadır zaferinin lezzetini…
Paylaşalım bakalım onun hayallerini; nasıl bir gecedir o ?... Balık hafızalı muhaliflere; nasıl bir işkencedir o ?...”
Paylaşalım bakalım onun hayallerini; nasıl bir gecedir o ?... Balık hafızalı muhaliflere; nasıl bir işkencedir o ?...”
Nihayetinde kazasız, belasız eda eyledik
Bir günümüzü daha feda eyledik
Teselli olsun kalplerine diye
First Lady Nisamız’ı haremimizde beklettik
Davet verdik; cumhurun başı olarak huzurumuzda
Huzurumuzu kaçıran muzurlara
İşte dedik size, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
Lıkır, lıkır içirttik herkese ayranı
Öğle namazını müteakiben, kabul eyledik devlet erkanını
Resmiyet içinde ızdırap çeksek de huylandırmadık zevatı
Mühim meseledir, es geçilmesin;
Zevceleriyle de avdet ettirmedik, kadın kısmısına kapattık dükkanı…
29 Ekim günü I.Reception; I.Cumhuriyet içindi,
Neticede almış olduk külliyen tedbirimizi…
Bir günümüzü daha feda eyledik
Teselli olsun kalplerine diye
First Lady Nisamız’ı haremimizde beklettik
Davet verdik; cumhurun başı olarak huzurumuzda
Huzurumuzu kaçıran muzurlara
İşte dedik size, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
Lıkır, lıkır içirttik herkese ayranı
Öğle namazını müteakiben, kabul eyledik devlet erkanını
Resmiyet içinde ızdırap çeksek de huylandırmadık zevatı
Mühim meseledir, es geçilmesin;
Zevceleriyle de avdet ettirmedik, kadın kısmısına kapattık dükkanı…
29 Ekim günü I.Reception; I.Cumhuriyet içindi,
Neticede almış olduk külliyen tedbirimizi…
İşte asıl mühim mesele ve de mühim vakıa
Bizler için; “II.Cumhuriyet Receptionu”
Bu vesileyle, 30 Ekim’de resmen ilan edildi namımız
TMSF’nin atv’sinden milletçe işitildi şanımız…
Bizler için; “II.Cumhuriyet Receptionu”
Bu vesileyle, 30 Ekim’de resmen ilan edildi namımız
TMSF’nin atv’sinden milletçe işitildi şanımız…
Yüce Rabbimiz nasip eyledi;
33’lük tespih gibi dizildi, 33 adet türbanlımız
Çevirdik dünya alemi şaşkına; vatan, millet aşkına;
Yalnızca türban mı girdi Gazi’nin köşküne ?...
İş alemi, spor, sanat camiası
Karşımızda belirince endamıyla Gülben Ergen
Bazıları geçirdi kalp krizi faciası…
Amma ile de bizce ehemmiyetli olan
“II.Cumhuriyet Receptionu” kelimesi olmuştur ki
atv’de Ali KIRCA biraderimizin haber saatinden kulaklara dolan…
Pek bir münasip oldu; 33 türbanlıyla, II.Cumhuriyet Receptionu
Eminiz ki “ulusalcı ve de laik” taifesinin tavan yapmıştır tansiyonu…
29 Ekim gecesi; “Türban krizi yaşanmadı” diye teselli buldular,
30 Ekim’deki zaferimizi seyrederken medyamızdan; sararıp, soldular
Amma harp krizi sayesinde meseleyi çabuk unuttular…
Sabreden derviş, muradına erermiş kabilinden
Usul, usul, sükunetle almaktayız yol
Mani olamayacak Gülistan’ın inkişafına hiçbir kafa ve kol
Oldukça bizde bu azim, bu ısrar, bu inat
Ve de dostlarımız gerdikçe bize kol, kanat
Uyuyamayacaklar bizden yana rahat; şu “ulusalcı” taifesi
Zamanında gelecektir zaferimiz; bizde şaşmaz saat tarifesi
30 Ekim, II.Cumhuriyet Receptionu; saadetimizin arifesi
33’lük tesbih gibi dizilen, 33 adet türbanlımız; istikbalimizin en manalı ifadesi…
33’lük tespih gibi dizildi, 33 adet türbanlımız
Çevirdik dünya alemi şaşkına; vatan, millet aşkına;
Yalnızca türban mı girdi Gazi’nin köşküne ?...
İş alemi, spor, sanat camiası
Karşımızda belirince endamıyla Gülben Ergen
Bazıları geçirdi kalp krizi faciası…
Amma ile de bizce ehemmiyetli olan
“II.Cumhuriyet Receptionu” kelimesi olmuştur ki
atv’de Ali KIRCA biraderimizin haber saatinden kulaklara dolan…
Pek bir münasip oldu; 33 türbanlıyla, II.Cumhuriyet Receptionu
Eminiz ki “ulusalcı ve de laik” taifesinin tavan yapmıştır tansiyonu…
29 Ekim gecesi; “Türban krizi yaşanmadı” diye teselli buldular,
30 Ekim’deki zaferimizi seyrederken medyamızdan; sararıp, soldular
Amma harp krizi sayesinde meseleyi çabuk unuttular…
Sabreden derviş, muradına erermiş kabilinden
Usul, usul, sükunetle almaktayız yol
Mani olamayacak Gülistan’ın inkişafına hiçbir kafa ve kol
Oldukça bizde bu azim, bu ısrar, bu inat
Ve de dostlarımız gerdikçe bize kol, kanat
Uyuyamayacaklar bizden yana rahat; şu “ulusalcı” taifesi
Zamanında gelecektir zaferimiz; bizde şaşmaz saat tarifesi
30 Ekim, II.Cumhuriyet Receptionu; saadetimizin arifesi
33’lük tesbih gibi dizilen, 33 adet türbanlımız; istikbalimizin en manalı ifadesi…
Maksat gözler, kulaklar alışsın, beyinler yıkansın
Bizlere mani olmak isteyenlerin Rabbimce yolları tıkansın
Şükürler olsun ki Rabbim’e, kamusal alana girdi türban
En nihayetinde; I.Cumhuriyet,
II.Cumhuriyet Receptionunda ebediyen edildi kurban
Oh pek yumuşakmış bu kaz tüyü yorgan
Rabbim bizleri muzaffer eyle,
Uykumuzda bile düşmanlarımızı kapımızda kul, emrimizde nefer eyle…
Bizlere mani olmak isteyenlerin Rabbimce yolları tıkansın
Şükürler olsun ki Rabbim’e, kamusal alana girdi türban
En nihayetinde; I.Cumhuriyet,
II.Cumhuriyet Receptionunda ebediyen edildi kurban
Oh pek yumuşakmış bu kaz tüyü yorgan
Rabbim bizleri muzaffer eyle,
Uykumuzda bile düşmanlarımızı kapımızda kul, emrimizde nefer eyle…
Az daha unutuyordum, yarın sabah not aldırayım;
Bu sene şart olsun ki Gülben’in yerine, Hülya’yı çağırtayım…
AÇILIM diye, diye pek bir açıldı hatun
Unutmuş da değilim; demişti ya kadınlara
“Ne olacak a canım siz de türban takın”
Kumaya bile rıza gösterdi Kaya nezdinde
Hizmeti büyüktür, çok büyük;
Muhteşem Gülistanımız’la alakalı hareketimize…
Ooooh şükürler olsun ki paşalar da yanımızda
Bu saatten sonra; hazımsızlık çekenlerle,
Hayal kırıklığına uğrayanların
Bilinsin ki asla yeri, yurdu yoktur safımızda…
Bu sene şart olsun ki Gülben’in yerine, Hülya’yı çağırtayım…
AÇILIM diye, diye pek bir açıldı hatun
Unutmuş da değilim; demişti ya kadınlara
“Ne olacak a canım siz de türban takın”
Kumaya bile rıza gösterdi Kaya nezdinde
Hizmeti büyüktür, çok büyük;
Muhteşem Gülistanımız’la alakalı hareketimize…
Ooooh şükürler olsun ki paşalar da yanımızda
Bu saatten sonra; hazımsızlık çekenlerle,
Hayal kırıklığına uğrayanların
Bilinsin ki asla yeri, yurdu yoktur safımızda…
Selma ERDAL





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder