Can ERTAN - Can Ulusoy: ‘’İsmet Paşa sofra arkadaşımızdı’’
Can Ulusoy, 1983 doğumlu gencecik, pırıl pırıl bir akademisyen ve aydın.
Ulusoy, Uludağ Üniversitesi Kamu Yönetimi mezunu İstanbul Üniversitesi’nde Uluslar arası İlişkiler Bölümü’nde yüksek lisans yaptı. Şu an Galatasaray Üniversitesi‘nde doktora tezi hazırlıyor: Tez konusu: Taşra Aydınlanması. Tezi Bursa ve Konya’yı merkeze alıyor.
Ulusoy, edebiyat ve düşünce içerikli 8. Kıta dergisinin sahibi ve yazarı.
Şair Metin Güven ile birlikte Onaltıkırkbeş edebiyat dergisini çıkardılar. Ulusoy’un Doğu Batı Dergisi, Türkiye Günlüğü gibi dergilerde makaleleri yayınlandı. Hürriyet’in Tarih Eki’nde yazı yazdı.
**********
Can Ulusoy, CHP’nin unutulmaz isimlerinden, yakınlarda yitirdiğimiz Mecdi Ulusoy’un oğlu. Can, güzel bir anı anlatıyor:
‘’Orta okuldan beri baba ve anne etkisiyle politikaya ilgi duydum; akademik kariyer yapmaya karar verdim. Evde babam ve İsmet Paşa’nın Deniz’lerin idam edildiği gün CHP Kurultay’ında çekilmiş fotoğrafı vardı. Bebekken, annem sofrada bir kaşık İsmet Paşa’ya bir kaşık bize uzatırdı. İsmet Paşasofra arkadaşımızdı.’’
***********************
Ulusoy’a ‘’CHP üyesi misin?’’ diye soruyorum.
‘’Hiçbir partiye üye değilim. Sosyalistim.’’ yanıtını veriyor.
Ulusoy’un CHP için yaptığı bir saptama var:
‘’İçinde solcular olan sol olmayan bir parti.’’
Ulusoy devam ediyor: ‘’ Kılıçdaroğlu sonrası CHP’yi 1946 sonrası CHP’ye benzetiyorum. O zaman sağcılaşarak iktidar olunmak istendi. DP lileşme fayda sağlamadı AKP’lileşme de sağlamaz. CHP seçim stratejisini AKP programının bir benzerinin ilanı üzerine kurdu. AKP bulgur-nohut dağıtacak CHP para, dilenci ekonomisinin iki yüzü. Amerika’ya mesaj vermede de yarıştılar.’’
*********************
Can Ulusoy CHP’nin farkını hissettiremediğini düşünüyor:
‘’CHP’nin AKP’den farkını ortaya koyacak hiçbir politikası yok. Adli kovuşturmalardaki tutumlarını geride bırakırsak tabi. CHP’nin radikal bir iktisadi değişim politikası, farklı bir dış işleri perspektifi yok. ‘Neden CHP’ye oy verilmeli?’ nin cevabını vermek zorundalar. Gerekirse bu değişim işin bir iki seçim kaybetmeyi problem etmemeliler.’’
*******************
Ulusoy, sosyalist sol için şu değerlendirmeyi yaptı.:
‘’Kendimi yakın hissettiğim bir oluşum yok. Sol kanattaki partilerin program düzeyinde çok farklı eğilimlerin görüşlerini yansıttığı bir durumla karşı karşıyayız. Bu yüzden Türkiye’de bir sosyalist sol kanattan bahsetmek güç. Sol’un temel sorunu, sıradan insanın hayatına müdahale edememesidir. Türkiye’de cemaatlerin ve RP’den AKP’ye uzanan çizginin en önemli başarılarından biridir bu. Soyut siyasal söylemlerin ve ideolojilerin kitleleri ayağa kaldırma şansı yok.’’
*************************
Can Ulusoy, son olarak, AKP’ye değiniyor:
‘’AKP’nin yumuşak karnı, topluma muhafazakar-dindar bir söylemi empoze ederken, partinin hakim kesiminin ve yükselen yeni sermaye grubunun tüketim dünyasına entegre olmasıdır. Tırnak içinde kullanmamız gereken laiklerle-dindarların birbirine en çok benzediği süreci yaşıyoruz. Bu açıdan dindar ve laik olmanın sosyal bir karşılığı yok. Tüketime eklenmiş dindar ve laikler, tüketime heves edenler ve tüketemeyenler var. Bu noktada AKP’nin yumuşak karnı “Bu nasıl Müslümanlık?” sorusudur. İhsan Eliaçık gibi İslamcılar bu noktada CHP’den daha tutarlı ve gerçeğe işaret eden bir söylem geliştiriyorlar.’’
*************************
Can Ulusoy’un geleceğin en önemli sosyal bilimcilerinden olacağını umut ediyorum.
Peki, Bursa CHP örgütü, Can Ulusoy’un farkında mı?
CHP, ‘’yaşlılar partisiyiz, gençlik yok!..’’ diye dövünüyor.
İşte, Ulusoy gibi birikimli bir genç akademisyen var.
CHP burnunun ucunu göremeyecek mi?
Ulusoy, Uludağ Üniversitesi Kamu Yönetimi mezunu İstanbul Üniversitesi’nde Uluslar arası İlişkiler Bölümü’nde yüksek lisans yaptı. Şu an Galatasaray Üniversitesi‘nde doktora tezi hazırlıyor: Tez konusu: Taşra Aydınlanması. Tezi Bursa ve Konya’yı merkeze alıyor.
Ulusoy, edebiyat ve düşünce içerikli 8. Kıta dergisinin sahibi ve yazarı.
Şair Metin Güven ile birlikte Onaltıkırkbeş edebiyat dergisini çıkardılar. Ulusoy’un Doğu Batı Dergisi, Türkiye Günlüğü gibi dergilerde makaleleri yayınlandı. Hürriyet’in Tarih Eki’nde yazı yazdı.
**********
Can Ulusoy, CHP’nin unutulmaz isimlerinden, yakınlarda yitirdiğimiz Mecdi Ulusoy’un oğlu. Can, güzel bir anı anlatıyor:
‘’Orta okuldan beri baba ve anne etkisiyle politikaya ilgi duydum; akademik kariyer yapmaya karar verdim. Evde babam ve İsmet Paşa’nın Deniz’lerin idam edildiği gün CHP Kurultay’ında çekilmiş fotoğrafı vardı. Bebekken, annem sofrada bir kaşık İsmet Paşa’ya bir kaşık bize uzatırdı. İsmet Paşasofra arkadaşımızdı.’’
***********************
Ulusoy’a ‘’CHP üyesi misin?’’ diye soruyorum.
‘’Hiçbir partiye üye değilim. Sosyalistim.’’ yanıtını veriyor.
Ulusoy’un CHP için yaptığı bir saptama var:
‘’İçinde solcular olan sol olmayan bir parti.’’
Ulusoy devam ediyor: ‘’ Kılıçdaroğlu sonrası CHP’yi 1946 sonrası CHP’ye benzetiyorum. O zaman sağcılaşarak iktidar olunmak istendi. DP lileşme fayda sağlamadı AKP’lileşme de sağlamaz. CHP seçim stratejisini AKP programının bir benzerinin ilanı üzerine kurdu. AKP bulgur-nohut dağıtacak CHP para, dilenci ekonomisinin iki yüzü. Amerika’ya mesaj vermede de yarıştılar.’’
*********************
Can Ulusoy CHP’nin farkını hissettiremediğini düşünüyor:
‘’CHP’nin AKP’den farkını ortaya koyacak hiçbir politikası yok. Adli kovuşturmalardaki tutumlarını geride bırakırsak tabi. CHP’nin radikal bir iktisadi değişim politikası, farklı bir dış işleri perspektifi yok. ‘Neden CHP’ye oy verilmeli?’ nin cevabını vermek zorundalar. Gerekirse bu değişim işin bir iki seçim kaybetmeyi problem etmemeliler.’’
*******************
Ulusoy, sosyalist sol için şu değerlendirmeyi yaptı.:
‘’Kendimi yakın hissettiğim bir oluşum yok. Sol kanattaki partilerin program düzeyinde çok farklı eğilimlerin görüşlerini yansıttığı bir durumla karşı karşıyayız. Bu yüzden Türkiye’de bir sosyalist sol kanattan bahsetmek güç. Sol’un temel sorunu, sıradan insanın hayatına müdahale edememesidir. Türkiye’de cemaatlerin ve RP’den AKP’ye uzanan çizginin en önemli başarılarından biridir bu. Soyut siyasal söylemlerin ve ideolojilerin kitleleri ayağa kaldırma şansı yok.’’
*************************
Can Ulusoy, son olarak, AKP’ye değiniyor:
‘’AKP’nin yumuşak karnı, topluma muhafazakar-dindar bir söylemi empoze ederken, partinin hakim kesiminin ve yükselen yeni sermaye grubunun tüketim dünyasına entegre olmasıdır. Tırnak içinde kullanmamız gereken laiklerle-dindarların birbirine en çok benzediği süreci yaşıyoruz. Bu açıdan dindar ve laik olmanın sosyal bir karşılığı yok. Tüketime eklenmiş dindar ve laikler, tüketime heves edenler ve tüketemeyenler var. Bu noktada AKP’nin yumuşak karnı “Bu nasıl Müslümanlık?” sorusudur. İhsan Eliaçık gibi İslamcılar bu noktada CHP’den daha tutarlı ve gerçeğe işaret eden bir söylem geliştiriyorlar.’’
*************************
Can Ulusoy’un geleceğin en önemli sosyal bilimcilerinden olacağını umut ediyorum.
Peki, Bursa CHP örgütü, Can Ulusoy’un farkında mı?
CHP, ‘’yaşlılar partisiyiz, gençlik yok!..’’ diye dövünüyor.
İşte, Ulusoy gibi birikimli bir genç akademisyen var.
CHP burnunun ucunu göremeyecek mi?
Yorumlar
samet
Umut Beyaz
Atılım Akdeniz
Devrim Kaya
Cenk Yıldırım
Recep güler
Mustafa AYDIN