28 Ocak 2015 Çarşamba
YENİDEN BAŞLAMAK
İnsan yaşamında geçen günlerle birlikte, gelip geçen, yaşanan güzellikler de vardır. Ama yalnızca güzellikler mi ?... Bazen dertler, sıkıntılar... Bazen acılar, ayrılıklar... Bazen doğrular, bazen de yanılgılar; evet, yanılgılar...
Gerçekten de insan yaşamı yanılgılarla doludur. Düşünmeden atılan adımlar, söylenen sözler, düşünmeden verilen kararlar... Ardından yanılgılar, yanılgılar... Ve kararan dünyalar, yaşamlar, gönüller... Öylesine ki ölümü bile düşünmecesine, düşlemecesine... Bu dünyanın ne denli yaşanılası, ne denli güzelliklerle dolu olduğunu unuturcasına ölümü düşünmecesine... Oysa yaşamak öylesine güzel ki... İşte gelinen bu umutsuzluk noktasından geriye dönebilmek öylesine önemlidir ki...
Ama nasıl ?...
Kuşkusuz yine kendi, kendimize yardım ederek, kendimizi umutsuzluğun kör kuyusundan çıkarıp, umudun sınırsız hoşluklarına bırakarak... Zararın neresinden dönülürse; kardır demesini bilerek... Ve büyük bir dürüstlükle yeniden başlamayı becererek... Her türlü yanılgının ardından, yeniden başlamayı becererek... Bir bakıma; tökezleyip düştüğümüzde, üzerimizdeki tozu toprağı silkeleyip, yeniden yola koyulabilmeyi becerdiğimiz gibi... Çocukluk günlerimizde; bir topun, bir topacın peşinden koşarken ufacık bir taşa takılıp düştükten sonra dizlerimizden sızan kana, gözlerimizden süzülen yaşa aldırmayıp yeniden oyunlarımızı sürdürdüğümüz gibi... Çocukluğumuzda oyunlarımıza geri dönmeyi becerebildiğimiz gibi, yetişkinliğimizde de yanılgılarımızın ardından umuda, yaşama geri dönebilmeyi becerebilmeliyiz...
Yanılgılarımız; bizim yaşam deneyimlerimizi, kişiliğimizin yapı taşlarınının yerli yerine oturmasını sağlayan olgular, oluşumlar...
Ben doğrularım gibi, yanılgılarımı da seviyorum... Yanılgılarımla umutsuzluğa düştükten sonra benliğimi yeniden umuda bırakmayı becerebilmenin bir insanlık erdemi, bir insanlık başarısı olduğunu düşündüğüm için; yanılgılarımı seviyorum... Yanılgılarım nedeniyle umutsuzluğa dökülen gözyaşlarımın birgün sonra doğan umutlarla birlikte sevince dönüşmesinin verebileceği hazzı yaşadıkça; yanılgılarımı seviyorum... En önemlisi de yanılgılarımın ardından doğruyu bulabilmenin giderek daha da kolaylaştığını algıladıkça, yaşam deneyimlerim arttıkça; yanılgılarımı seviyorum... Dolayısıyla bu yanılgılarımın ardından büyük bir dürüstlükle, coşkuyla, sevgiyle, iyi niyetle yeniden başlamayı seviyorum. Her doğan günün ardından gelebilecek mutlulukların umuduyla yaşama kısı sıkı sarılabilmenin tadını duyumsamayı seviyorum. Ve en doğrusu da yanılgılarımla, aldanışlarımla, doğrularımla, güvenişlerimle yaşamayı seviyorum... İşte böylesine yaşam coşkusuyla dolu dolu olduğumda; dilimde üzüm eziklerinin buruk tadından kadehime süzülmüş bir bardak şarabın keyfime eşlik etmesini de seviyorum...
Selma ERDAL
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder