15 Haziran 2014 Pazar

A...



A… A-be-ce’nin ilk harfi…
A ünlüsü ile başlar a-be-ce; genellikle tüm dillerde…
A ünlüsü ile başlar  çok bilinen adlar; Ayşe gibi, Ali gibi…
A ünlüsü ile başlar iddiası, savı olan sözcükler; aklanmak gibi, açılmak gibi…
A ünlüsü ile başlar genellikle başa güreşmek isteyen siyasal örgütlerin, partilerin adı; 1980 öncesindeki Adalet Partisi, 1980 sonrasındaki  Adalet ve Kalkınma Partisi gibi…

Son yıllarda  “adalet ve kalkınma” sözcüklerinin birleşiminden oluşan ve  ülkeye egemen olan partinin kısa söylemi ya da çağrıştırmak, algılatmak istediği kavramın sözleri  A ünlüsü ile başlayan AK sözcüğü…
Yine son yıllarda demokrasinin gereği;  karşıt/eleştiren/denetleyen konumundaki partinin söylemi de  A ünlüsü ile başlayan ve AÇ ilk sözcüğünü içeren bir kavram… Kuşkusuz ekonomik kriz nedeniyle halkın beslenme sorunsalına göndermede bulunan bir kavrama ilişkin değil bu ilk sözcükten oluşan son yıllarda gündemi oluşturan bu kavram… Ki o kavram AÇLIK değil; AÇILIM…

CHP ile gündeme oturan bir kavram…
Açılım…
Açılmak…
CHP’nin açılımı…
CHP açılıyor…
?????????????????
CHP açılıyor mu, kapanıyor mu?...
“Kanımca CHP’nin kapısına bir kilit !…”
Atatürk’ün İlkeleri, ALTI OK; teker, teker kırık…
AKP; “ak” diye, diye  “aklanacak”, CHP de “açılım”ları eşliğinde giderek “kapanacak”, doğal olarak da “kararacak”…
Bu gidişin sonu nereye varacak ?...
Bu “açılım” süreci ülkeye, ulusa acaba ne yarar sağlayacak ?...

Merve KAVAKÇI’ya  “türban”ı için haykırmıştı TBMM’de, güvercinin kanadındaki ECEVİT; “Burası Devlet’e meydan okuma yeri değil” diyerek…
Belediye Başkanlığı ?... Nasıl bir görevdir ?... Kuşkusuz kamu görevi…
Kamusal alan çoktan türbana, başörtüsüne girdi de; kamu görevlisinin üstelik de yönetici konumundakine türban, başörtüsü taktırmak ?... İşte onu henüz AKP bile gerçekleştirememişti…ki 2009 yerel seçimlerinde CHP'den bir ilk; başörtülü belediye başkan adayı gösterildi...

Ve ola ki seçilmiş olsaydı CHP’nin başörtülü belediye başkan adayı Meryem BIÇKICI… Bu durumda ne olacakdı ?... Kamusal alanda yer almak entel, dantel çevrelerde çokça tartışıldı ama kamusal görev üstlenmek başörtüsüyle ?... Nedir bunun anlamı ?... ECEVİT’in söylemiyle “Devlet’e meydan okumak” mıdır Merve KAVAKÇI’nın türbanı örneğinde olduğu gibi ?... Yoksa halk dalkavukluğu yapmak mıdır ?... Yoksa daha önceki siyasal parti  örneklerinde olduğu gibi MENDERES’li Demokrat Parti’ye, DEMİREL’li Adalet Partisi’ne, ERBAKAN'lı Milli Nizam Partisi’ne, ÖZAL'lı Anavatan Partisi’ne ya da aydınlıktansa, karanlığa göz kırparak umutları boşa çıkaran ÇİLLER'li Doğruyol Partisi’ne ve bu öncellerin en son ardılı ERDOĞAN'lı Adalet ve Kalkınma Partisi’ne benzemek anlamına mı gelecekti  “onların yöntemlerine başvurarak, haksız rekabeti ortadan kaldırmak bağlamında” ?...

“Çarsaflı üyeler… Kur’an Kursları açmayı öneren başkan adayları… Başörtülü kadın başkan adayları” derken;  “Konya’ya deniz, ülkeye şeriat bile getirebiliriz” diyebilirler yönünde beklentiye bile girmiştim açıldıkça, açılan BAYKALlı CHP döneminde, yeter ki 2009 yılında sandıklar açıldığında içinden çıkabilsin diye parti… Başarıya giden her yol mübah dememiş miydi kapitalizmin ağa babası Machiavelli ?… CHP de ondan dersini almış olmalı besbelli… Ama ne yazık ki tüm çabalar boşa çıktı; CHP istediği başarıyı bir türlü  elde, edemedi...


Ve bir kez açılım yapmaya başladılar ya halef, selef başkanlar; eskisinden görevi alan yenisi hemen gösterdi becerilerini... Bir de ne görelim ?... Boynuz kulağı geçti... Ne Cemaat'le cemiyetlere katılmak, ne eşcinsellere sahip çıkmak, ne de dünün bebek katili namlı, bugünse "sayın" ünvanlı Apo'nun kimliğinde PKK'ya bile göz kırpmak... Her türlü uyanıklık, şaklabanlık, Şark kurnazlığı, Bizans ayak oyunları CHP'de;ama her şey nafile, bir türlü halkı kandıramadı bu kafile...Çünkü piyasada ne USTA kandırıkçılar vardı...

Sonuç; iş bu açılımların hiç birisi CHP'ye yaramadı... 
Bu kadar açılıp, derin sulara dalmak CHP'yi; boğulmaktan kurtaramadı... 
Daha düne kadar Ermeni olduğu ileri sürülen KILIÇDAROĞLU; Türkmen Alevisi olduğunu açıkladı, ama bu kimlik açılımı için çok geç kaldı...
Ve bugünlerde sınırlarımızın ötesinde katledilirken Türkmen Aleviler; böylesine sessiz kalan bir CHP, sanırım  treni iyice kaçıracak gibi ...

CHP'yi izliyoruz, gözlüyoruz, yanlışlarını unutmuyoruz, unutturmak istemiyoruz; bu böyle biline...
Halkla yeniden gönül bağını kurmak istiyorsa Kemal ATATÜRK dönemindeki gibi... Yeniden ATATÜRK İLKE VE DEVRİMLERİ'ne açılım yapmalı CHP...
Son CHP'li Kemal'in bilgisine ...
Selma Erdal

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder