*Tütün:
Bursa’da bir belde; Görükle…Konuşlandırılmış
tütün tarlasına üniversite…Ardından yap-satçıların elinde toprakların talanı…
Köylü ya minibüsçü ya da
garson, komi ayaküstü yemekliklerde…Bir zamanların tütüncüsü, zeytincisi,
enginar, bamya üreticisi köylünün iştigal alanı; artık içki, uyuşturucu, kadın
satışı …
Minibüs alamayan,
şoförlük yapamayan, garsonluk için yeterince yakışıklı ve becerikli olamayan da
kiralık gidiyor, başka kentlerin köylerine “çoban durmak” için…
Ve onun karısı; sessiz,
yoksul, dişsiz kalıyor geride tüm sağlıksız bedeniyle…Kayınvalidesinin yanında
tek odada sığıntı, hem yoksul, hem de yoksun; paradan da, kocadan da…
ABD’nin “tütün ekme”
buyruğuna boyun eğen ECO; düşündü mü acaba, halkın/köylünün düştüğü bu durumu,
halk savunmanlığı yaptığını söylediği yıllar boyunca ?...Gerçi benim ki de soru
mu ?... Partisinin iktidar olduğu büyük ve küçük koalisyon dönemlerine; Vahdettin’i ve Fethullah Efendi’yi sevmekle
meşgulken nasıl düşünebilirdi ki ?... Ve özellikle de Kanarya Adaları’na tatile
giderken; nasıl düşünebilirdi ki ?...Ne de olsa O; bir Robert Kolej çocuğu…
*Taslak:
Deniyor ya kutsal
kitaplar kaynak gösterilerek; önce Adem yaratılmış, sonra Havva…Bir başka
anlatımla; önce Adam, adamın kaburga kemiğinden de Kadın…Demek ki erkekler;
taslak, ön tasarım, karakalem çizgi, karalamak, denemek, yanılmak…
Kadınlarsa; gerçek, ince
ayrıntılarla bezenmiş, Yaradan daha bir özenmiş, hamuru da, çamuru da tam
kıvamında…
Bu durumda niye; erkekle,
kadını kıyaslamak/karşılaştırmak/ayrıştırmak ?...
Bilim de benzeri
söylemiyor mu ?...Maymundan, adama…Son aşama da adamdan, kadına…Gel de kanma
Darwin’in kuramına ?...
*Araplaşmak:
Bayramlar...Ulusal ve Dinsel içerikli bayramlar...Geçmişte ulusal bayramlar coşkuyla kutlanırdı; son 12 yıldır ulusal bayramlarda egemenler hasta, yurtseverler yasta...Ya dinsel bayramlar ?...Bu dünyadaki yaşam adresimiz ülkemiz, özgürlük, bağımsızlık savaşıyla kazanılmış topraklarımız ki onlara ilişkin değerlerimiz önemini yitirmekte giderek...Ve önemli olan dinsel değerler, kavramlar, bayramlar... Ve bayramlarda sokaklar...
Bayramlaşma, “gerçekteyse
bayram ganimeti toplama” amacıyla sokaklara salınmış kızlar; yaşları 9 ile 12
arası…Her birinin başında saçlarını sıkıca kapatan örtüler, etekleri yerleri
süpüren entariler ki önleri işli, Uzakdoğu üretimi, ama Arabistan styling…
Ellerinde; topladıkları şeker ve paraları koymak için kadife keseler, onlar da
işlemeli…Sanki Arap kızlarının işgali altında İstanbul…
Erkekler de onlardan geri
kalmamış, onlar da Araplaşmış; giysileriyle, davranışlarıyla…Onlar da uzun
beyaz sünnet entarili ya da sarıklı, şalvarlı, cüppeli… Sanki bir zamanlar
Yavuz Sultan Mısır’a kadar gitmemiş de, Emeviler İstanbul’u işgal etmişler,
egemenliklerini, üstünlüklerini, çöl kültürlerini dayatmaktalar Türk’e…Kuşkusuz
satın da almaktalar dağı, taşı, tarihi köşkü, Boğaz’daki yalıyı…Bir zamanlar cariye,
halayık, harem ağası olan Arap soyu; Türk’ü ezmekte, yenmekte petro-dolarıyla
ve tüm yobazlığı, miskinliği ve bağnazlığıyla…
Onların peşinden giden
bizim sürüngenler, kimliksizler, kimliğini yitirenler; neredeyse Arap olan ne
varsa ona tapınmaktalar, secde etmekteler huşu içinde…Ama…
Ama yine de bir eksiklik
var bence; bu denli Araplaşma girişiminde…Yine de yetersiz bunca Araplaşmak
için verilen uğraşlar…Entariler, örtüler, sarıklar, çarıklar Araplaşmak
konusunda gösterilen özen, itina; bakınca bu Arap özentililerin poposuna,
dötüne, işte orada var bir falso, var bir eksiklik, var bir yetersizlik…Çünkü
her Arap erkeğinde ve kadınında bulunan devenin hörgücü gibi popolar; bizim
özentilerde noksan…Sen kendini Araplaşmak ba’bında istediğin kılığa soksan; her
şey boşuna, her şey nafile…
Demek ki ne yapmalı / ne
yapılmalı ?.. Aklın yolu bir…Bu durumda; sosyeteye Brezilya poposu tasarlayan
estetik uzmanları, artık destek vermeli bu Arapçı takımına…Onlara da deve
hörgücü modelinde Arap poposu için…Ve üretilmeli onların bedenlerinde de azman
döt modelleri… Üstelik de bu denli Araplaşmak yönünde verilen uğraşlar boşa
gitmemeli ve özellikle de bunca istem/talep varken bence olmalı artık son
trend; Arap poposu…
Öncü Ajda ve türevlerinin Batılılaşmak uğruna kestirilen,
biçtirilen bedenleri gibi, bundan böyle Arap dötlerinin seri üretimine geçmeli
cerrahlar…Çünkü dötler olmayınca Arap dötü gibi; yavan kalıyor, inandırıcı
olmuyor bu taklitçilik…Yoksa dönüp, durur mezarında; “Batı taklitçisi
zihniyet”, günahı da olur sizin boynunuza…
Selma ERDAL



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder