4 Haziran 2014 Çarşamba

Yaşamın İçinden Yansımalar (I)



*Tütün:


Bursa’da bir belde; Görükle…Konuşlandırılmış tütün tarlasına üniversite…Ardından yap-satçıların elinde toprakların talanı…
Köylü ya minibüsçü ya da garson, komi ayaküstü yemekliklerde…Bir zamanların tütüncüsü, zeytincisi, enginar, bamya üreticisi köylünün iştigal alanı; artık içki, uyuşturucu, kadın satışı …
Minibüs alamayan, şoförlük yapamayan, garsonluk için yeterince yakışıklı ve becerikli olamayan da kiralık gidiyor, başka kentlerin köylerine “çoban durmak” için…
Ve onun karısı; sessiz, yoksul, dişsiz kalıyor geride tüm sağlıksız bedeniyle…Kayınvalidesinin yanında tek odada sığıntı, hem yoksul, hem de yoksun; paradan da, kocadan da…
ABD’nin “tütün ekme” buyruğuna boyun eğen ECO; düşündü mü acaba, halkın/köylünün düştüğü bu durumu, halk savunmanlığı yaptığını söylediği yıllar boyunca ?...Gerçi benim ki de soru mu ?... Partisinin iktidar olduğu büyük ve küçük koalisyon dönemlerine;  Vahdettin’i ve Fethullah Efendi’yi sevmekle meşgulken nasıl düşünebilirdi ki ?... Ve özellikle de Kanarya Adaları’na tatile giderken; nasıl düşünebilirdi ki ?...Ne de olsa O;  bir Robert Kolej çocuğu…





*Taslak:

Deniyor ya kutsal kitaplar kaynak gösterilerek; önce Adem yaratılmış, sonra Havva…Bir başka anlatımla; önce Adam, adamın kaburga kemiğinden de Kadın…Demek ki erkekler; taslak, ön tasarım, karakalem çizgi, karalamak, denemek, yanılmak…
Kadınlarsa; gerçek, ince ayrıntılarla bezenmiş, Yaradan daha bir özenmiş, hamuru da, çamuru da tam kıvamında…
Bu durumda niye; erkekle, kadını kıyaslamak/karşılaştırmak/ayrıştırmak ?...
Bilim de benzeri söylemiyor mu ?...Maymundan, adama…Son aşama da adamdan, kadına…Gel de kanma Darwin’in kuramına ?...

*Araplaşmak:

Bayramlar...Ulusal ve Dinsel içerikli bayramlar...Geçmişte ulusal bayramlar coşkuyla kutlanırdı; son 12 yıldır ulusal bayramlarda egemenler hasta, yurtseverler yasta...Ya dinsel bayramlar ?...Bu dünyadaki yaşam adresimiz ülkemiz, özgürlük, bağımsızlık savaşıyla kazanılmış topraklarımız ki onlara ilişkin değerlerimiz önemini yitirmekte giderek...Ve önemli olan dinsel değerler, kavramlar, bayramlar... Ve bayramlarda sokaklar...
Bayramlaşma, “gerçekteyse bayram ganimeti toplama” amacıyla sokaklara salınmış kızlar; yaşları 9 ile 12 arası…Her birinin başında saçlarını sıkıca kapatan örtüler, etekleri yerleri süpüren entariler ki önleri işli, Uzakdoğu üretimi, ama Arabistan styling… Ellerinde; topladıkları şeker ve paraları koymak için kadife keseler, onlar da işlemeli…Sanki Arap kızlarının işgali altında İstanbul…
Erkekler de onlardan geri kalmamış, onlar da Araplaşmış; giysileriyle, davranışlarıyla…Onlar da uzun beyaz sünnet entarili ya da sarıklı, şalvarlı, cüppeli… Sanki bir zamanlar Yavuz Sultan Mısır’a kadar gitmemiş de, Emeviler İstanbul’u işgal etmişler, egemenliklerini, üstünlüklerini, çöl kültürlerini dayatmaktalar Türk’e…Kuşkusuz satın da almaktalar dağı, taşı, tarihi köşkü, Boğaz’daki yalıyı…Bir zamanlar cariye, halayık, harem ağası olan Arap soyu; Türk’ü ezmekte, yenmekte petro-dolarıyla ve tüm yobazlığı, miskinliği ve bağnazlığıyla…
Onların peşinden giden bizim sürüngenler, kimliksizler, kimliğini yitirenler; neredeyse Arap olan ne varsa ona tapınmaktalar, secde etmekteler huşu içinde…Ama…
Ama yine de bir eksiklik var bence; bu denli Araplaşma girişiminde…Yine de yetersiz bunca Araplaşmak için verilen uğraşlar…Entariler, örtüler, sarıklar, çarıklar Araplaşmak konusunda gösterilen özen, itina; bakınca bu Arap özentililerin poposuna, dötüne, işte orada var bir falso, var bir eksiklik, var bir yetersizlik…Çünkü her Arap erkeğinde ve kadınında bulunan devenin hörgücü gibi popolar; bizim özentilerde noksan…Sen kendini Araplaşmak ba’bında istediğin kılığa soksan; her şey boşuna, her şey  nafile…
Demek ki ne yapmalı / ne yapılmalı ?.. Aklın yolu bir…Bu durumda; sosyeteye Brezilya poposu tasarlayan estetik uzmanları, artık destek vermeli bu Arapçı takımına…Onlara da deve hörgücü modelinde Arap poposu için…Ve üretilmeli onların bedenlerinde de azman döt modelleri… Üstelik de bu denli Araplaşmak yönünde verilen uğraşlar boşa gitmemeli ve özellikle de bunca istem/talep varken bence olmalı artık son trend; Arap poposu…
Öncü Ajda  ve türevlerinin Batılılaşmak uğruna kestirilen, biçtirilen bedenleri gibi, bundan böyle Arap dötlerinin seri üretimine geçmeli cerrahlar…Çünkü dötler olmayınca Arap dötü gibi; yavan kalıyor, inandırıcı olmuyor bu taklitçilik…Yoksa dönüp, durur mezarında; “Batı taklitçisi zihniyet”, günahı da olur sizin boynunuza…
Selma ERDAL


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder