18 Şubat 2014 Salı

A...

A… A-be-ce’nin ilk harfi… A ünlüsü ile başlar a-be-ce; genellikle tüm dillerde… A ünlüsü ile başlar çok bilinen adlar; Ayşe gibi, Ali gibi… A ünlüsü ile başlar iddiası, savı olan sözcükler; aklanmak gibi, açılmak gibi… A ünlüsü ile başlar genellikle başa güreşmek isteyen siyasal örgütlerin, partilerin adı; 1980 öncesindeki Adalet Partisi, 1980 sonrasındaki Adalet ve Kalkınma Partisi gibi… Bugünlerde “adalet ve kalkınma” sözcüklerinin birleşiminden oluşan ve ülkeye egemen olan partinin kısa söylemi ya da çağrıştırmak, algılatmak istediği kavramın sözleri A ünlüsü ile başlayan AK sözcüğü… Yine bugünlerde demokrasinin gereği; karşıt/eleştiren/denetleyen konumundaki partinin söylemi de A ünlüsü ile başlayan ve AÇ ilk sözcüğünü içeren bir kavram… Kuşkusuz ekonomik kriz nedeniyle halkın beslenme sorunsalına göndermede bulunan bir kavrama ilişkin değil bu ilk sözcükten oluşan son günlerde gündemi oluşturan bu kavram… Ki o kavram AÇLIK değil; AÇILIM… CHP ile gündeme oturan bir kavram… Açılım… Açılmak… CHP’nin açılımı… CHP açılıyor… ????????????????? CHP açılıyor mu, kapanıyor mu?... “Kanımca CHP’nin kapısına bir kilit !…” Atatürk’ün İlkeleri, ALTI OK; teker, teker kırık… AKP; “ak” diye, diye “aklanacak”, CHP de “açılım”ları eşliğinde giderek “kapanacak”, doğal olarak da “kararacak”… Bu gidişin sonu nereye varacak ?... Bu “açılım” süreci ülkeye, ulusa acaba ne yarar sağlayacak ?... Merve KAVAKÇI’ya “türban”ı için haykırmıştı TBMM’de, güvercinin kanadındaki ECEVİT; “Burası Devlet’e meydan okuma yeri değil” diyerek… Belediye Başkanlığı ?... Nasıl bir görevdir ?... Kuşkusuz kamu görevi… Kamusal alan çoktan türbana, başörtüsüne girdi de; kamu görevlisinin üstelik de yönetici konumundakine türban, başörtüsü taktırmak ?... İşte onu henüz AKP bile gerçekleştirememişti… Ola ki seçildi CHP’nin başörtülü belediye başkan adayı Meryem BIÇKICI… Bu durumda ne olacak ?... Kamusal alanda yer almak entel, dantel çevrelerde çokça tartışıldı ama kamusal görev üstlenmek başörtüsüyle ?... Nedir bunun anlamı ?... ECEVİT’in söylemiyle “Devlet’e meydan okumak” mıdır Merve KAVAKÇI’nın türbanı örneğinde olduğu gibi ?... Yoksa halk dalkavukluğu yapmak mıdır ?... Yoksa daha önceki siyasal parti örneklerinde olduğu gibi MENDERES’li Demokrat Parti’ye, DEMİREL’li Adalet Partisi’ne, ERBAKANlı Milli Nizam Partisi’ne, ÖZALlı Anavatan Partisi’ne ya da aydınlıktansa, karanlığa göz kırparak umutları boşa çıkaran ÇİLLERli Doğruyol Partisi’ne ve bu öncellerin en son ardılı ERDOĞANlı Adalet ve Kalkınma Partisi’ne benzemek midir “onların yöntemlerine başvurarak, haksız rekabeti ortadan kaldırmak bağlamında” ?... “Çarsaflı üyeler… Kur’an Kursları açmayı öneren başkan adayları… Başörtülü kadın başkan adayları” derken; “Konya’ya deniz, ülkeye şeriat bile getirebiliriz” diyebilir açıldıkça, açılan BAYKALlı CHP, yeter ki sandıklar açıldığında içinden çıkabilsin diye… Başarıya giden her yol mübah dememiş miydi kapitalizmin ağa babası Machiavelli ?… CHP de ondan dersini almış olmalı besbelli… Bursa; 20 Şubat 2009

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder