18 Şubat 2014 Salı

Amerika Aldanıyor...

AMERİKA ALDANIYOR, AMA BİZ ALDANMAYALIM !... *”NEYİ KUTLUYORUZ ?...” soruları dolaşıyor gerçek ya da sanal ortamlarda… Tek bir sözcükle; bu soruyu soran/sorduran duygunun anlamı: TESLİMİYETÇİLİK… Bugünkü egemenlerin söylem ve eylemlerine öfkelenip, öfkeden umutsuzluğa kayıp, sevindiriyorsun onları bu soruyu soranların etkisi altında kalırken…Ki onlar; Kemal ATATÜRK’ün bizlere armağanı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yok edip de ortadan, II. Cumhuriyetçilerin GÜLİSTAN’ını tedavüle sürme telaşı içindeler kuşkusuz… Ama yine de sen teslim olma; sömürgeci yedi düveline karşı verilen bir KURTULUŞ SAVAŞI’nın ardından kurulan CUMHURİYETİ’ni kutla şanla, şerefle, kıvançla… Gün gelecek yine onlar geçmişde kalacaklar içlerindeki hınçla sen aydınlığa yol alırken… Bir zamanlar Kurtuluş Savaşı için halkına öncü olan Kemal ATATÜRK’e “bir sarışın eşkıya” diyen, sonra da bükemediği eli öpen Amerika; bugün yine aldanıyor, neden acaba ?... Elinden tutup, yönetime getirdiklerine bakıp, Ülkemizin kaynakları durmaksızın yabancılara akıp, Magazin medyasından sergilenen vur patlasın, çal oynasın yaşam kolaycılığına aldanıp; Sanıyor ki 86 yıldır pusuya yatıp, en sonunda tedavüle süreceği Sevr paçavrasını uygulatacak, parçalanacak Türkiye… Ama bir türlü kulak vermesini bilmiyor bu Türküye; Onun sandığı, sanmak istediği gibi hepimiz ne Hrantız, ne de Ermeniyiz Ne ümmetçi/tarikatçıyız, ne de bölücü teröristleriz Kadınıyla, erkeğiyle, yaşlısıyla, genciyle; tüm ulusça MEHMETÇİĞİZ Ülkemizin bölünmez bütünlüğü ve ulusal birliği için sonsuza dek ULUSAL ANDIMIZ’a yeminliyiz… Bizlere saygı gösteren uluslar, bizden saygı görür… Tersine bir durumda, tüm ulus onların üstüne yürür… Olmasa bile elde top, tank, tüfek; varoldukça bizde bu yürek, kendi yağımızla kavrulmasını iyi biliriz… Bizler ATATÜRKÜMÜZ’ün yolunda, YURTDA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ diyen bir ulusuz… Hoşgörümüzü safdillik sayanların bize uzanan elleri olursa; “barış için savaşarak” onlara kan kustururuz… Bugün 29 Ekim 2009; CUMHURİYETİMİZ 86 yaşında… Cumhuriyetimiz’in 86.yılında, Atatürk İlke ve Devrimleri’nin aydınlanmasında, ülke bütünlüğümüzden ve ulusal birliğimizden ödün vermeyen bir yurttaş olarak; ülkemizin nereden gelip, nerelere götürülmek istendiğine ilişkin herkesi düşünmeye çağırıyorum !... Kurtuluş Savaşı, Lozan Barış Antlaşması ve Ulusal Andımız’la (Misak-ı Milli) sınırları çizilen ülkemizin; 1920’lerde ülkemizi paylaşan yedi düvele, günümüzde ABD (IMF) ve AB’nin buyruklarıyla nasıl da altın tabakta sunulduğunu, nasıl da peşkeş çekildiğini düşünmeye çağırıyorum !... Cumhuriyetimiz’in tüm kazanımlarını geriye götürmek isteyenlerin; bugün nasıl olup da bizleri yönetmesine olanak verildiğini ve de ülkemize yönelik saldırılara karşı onların nasıl da efendilerine danışmadan karar veremediklerini düşünmeye çağırıyorum !... Ve diyorum ki; Amerika aldansın onlara ödün verenlere, ama sakın ola ki bizler aldanmayalım… Kalktık ayağa bir kez; yeniden suskunluğa dalmayalım !... Atatürk İlke ve Devrimleri’nin aydınlığında Cumhuriyetimiz’i sonsuzluğa taşıyalım !... Kutlu olsun Cumhuriyetimiz’in seksen altıncı yaşı !... Eğilmesin tutsaklıkla; NE MUTLU TÜRKÜM diyenlerin başı !... Bursa; 29 Ekim 2009

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder