18 Şubat 2014 Salı
Mutluluk
Bilindiği gibi OECD (Türkçe mealiyle; Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) ; ülkelerin sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel yapılarını değerlendirmeye alır, genellikle yıllık olarak düzenlediği yazanaklarla (rapor karşılığı Türkçe kullanım) ya da bir çeşit karnelerle ülkelere not verir sanki ülkeler birer öğrenciymişçesine …Gerçi bizler bunca yıllık; özde/sözde/ileri düzeyde özneleriyle tanımlanan demokrasimizi her nedense bir türlü içimize sindiremediğimiz, özümseyemediğimiz sürece , kuşkusuz bu öğrencilik durumları da sürecektir Dünya döndükçe ve böyle karneler verilecektir BOPlayan, hoplayan eş-başkan (gerçi onu da yapmak isteyenler var; ex-başkan) yöneticilerimiz var oldukça… Ama sizler yine de aldırmayın o fitne fücurlara; bizim demokrasimiz 10 numara !...
Biz bırakalım şu eş-başkan/ex-başkan ya da esas oğlan -başkan nitelemelerini de dönelim sadede, bakalım endekslerdeki Türkiye ile ilişkin saadete…
Son günlerde yayınlanan OECD’nin İYİ YAŞAM ENDEKSİ yazanağında yer alan 36 ülkenin MUTLULUK derecesine göre; ülkemizin notu 10 üzerinden 5.3 olarak verilmiş ve 36 ülke arasında karnesi en kötü olarak seçilmiş TÜRKİYE… Birincilikse; 7.8 puanla Danimarka’nın… Oysa TÜİK’in verilerine göre mutlu sayılmaktaydı ülke…
Siz OECD’nin verilerine sakın aldırmayınız, kendinizi mutsuz sanmayınız, elin yabanı işte ; ne anlar ki Türkün hissiyatından ?... Ne bilir ki elin yabanı; Türk nelerden mutlu olur, nelerden mutluluk duyar ?...
Onlar bilemezler ki Türk Ulusu’nun mutluluğunun kaynaklarını…
Yarı aç, yarı tok olsa da karnımız
Sağlığımız yerinde ya; mutluyuz !...
Çeşmeden akmasa da suyumuz
Şükür kurumadı kuyumuz !...
Çamur, balçık olsa da yolumuz
Kesmiyor ya çapulcu; mutluyuz !...
Tarhana, soğan, ekmek aşımız
Yavuklumuz cilveleşti mi
Kolay, kolay çatılmaz kaşımız…
Yersarsıntısı, sel baskını, orman yangını
Yine de sağ kaldı başımız
Girmedikçe toprağa; mutluyuz !...
OECD’nin ya da TÜİK’in değerlendirmeleri, verileri bir yana; nedir şu MUTLUK denen kavramın anlamı acaba ?...
Mutluluk dediğimiz kavramın içerdiği anlam nedir ?... Nedir mutluluk ?... Elle tutulur, gözle görülür bir olgu mudur ya da duyulur, duyumsanır, anlaşılır bir oluşum mudur ?... Yoksa dillere düşmüş, sözlüklere girmiş sıradan bir sözcük müdür mutluluk ?...
Nedir mutluluk ?...
Varlıklı olmak mı ?...
Sağlıklı olmak mı ?...
Başarılı olmak mı ?...
Güzel olmak mı ?..
Belki de bunların tümünü elde tutmak mı ?...
Hani şu Nazım Usta’nın Abidin’den resmini çizmesini istediği mutluluk ; nedir sizce ?...
Sağlıklı çocuklarınızın , size bağlı eşinizin olduğu bir aile ortamında yaşıyor olmak mı ?...
Belki de saymakla bitiremeyeceğiniz tutarda parayla kasanızı doldurmak mı ?...
Belki de en başarılı , en akıllı, en çalışkan olmak gibi özellikleri tekelinizde bulundurmak mı ?...
Kim bilir belki de ; güzelliğinizle onurlanıp , herkese burun kıvırmak mı ?...
Nedir sizce mutluluk ?...
Tartışmaya gerek yoktur ki mutluluğun anlamı, algısı; kişiden, kişiye değişir… Kanımca değişmeyecek olan ; mutluluğun önkoşullarından birinin sağlıktan geçtiğidir .
Gerçi sevgi , para , başarı … Bunlar da önemli koşullardır , ama sağlıklı değilseniz ; paranın , sevginin , başarının tadına nasıl varabilirsiniz ?...
Bir başka önemli koşul olarak da paylaşmaktan söz edebiliriz ; çünkü mutluluk paylaşılınca daha bir anlam kazanır , daha bir güzelleşir , daha da çoğalır .
Mutluluk ; biz insanların yaşayabileceği en güzel duygudur.
Kişinin ; Doğa’nın / Tanrı’nın ona sunduklarıyla hoşnut olabilmesidir .
Kişinin kendisiyle barışık olabilmesidir .
Kalıcı mutluluklar yaşamanız ve yaşatmanız dileğiyle; Nazım Usta ve Abidin’in izniyle bu da benim çizdiğim mutluluk resmidir, paylaşıyorum sizlerle …
Ben mutluluğun resmini,
İşin kolayına kaçmadan çizdim Nazım Usta !...
Ölüm Meleği’ne kaptırınca eşimi,
Tezden sildim gözümden yaşımı
Aradım, buldum işimi;
İki bebeme aş pişirdim …
Ben mutluluğun resmini,
İşin kolayına kaçmadan çizdim Nazım Usta !...
“Eksik etek” dul kadın olup, boynumu bükmedim
Koruyun, kollayın diye çevreme bakmadım
Ölenimin ardından ağıtlar yakmadım
Yüreklice direndim yaşama
Hele ki neden geldi bunlar başıma
Diye yakınmadan;
Aldım kalemi elime
Yazgımı sil baştan yazdım…
*Ve küçük bir anımsatma :
28 Mart 1999, Show Tv Anahaber; 19.30…Reha MUHTAR duyuruyor:
-Türk Ulusu; mutluluk sıralamasında Dünya 9.su…
Demek ki nereden, nerelere gelmiş TÜRKİYE ?... Yaşadığımız günler bağlamında geleceğimiz için hep birlikte diyelim ki bu gidişad olsun HAYIRlara vesile !...
Selma ERDAL; İstanbul, 29 Mayıs 2012
Ve ne mutlu kumandandır o ki İSTANBUL’u alan FATİH !...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder