22 Şubat 2014 Cumartesi
Eş Durumundan Generaller
Eş Durumundan Generallerin 8 Mart’ı…
ATATÜRK İLKE ve DEVRİMLERİ’nin izindeyiz diye yıllardır bizleri aldatanlara kanan benliğim gibi, Şubat sonu-Mart başı arasında yaşanan yalancı bahara aldanan bedenim de günlerdir yatay durumda… Kuş gribi desem değil, kış gribi desem hiç değil ama benimki kesinlikle “kışt” gribi…Yalancılara, güvenilmezlere, verdiği sözden dönenlere karşı bağışıklık sistemimin daha da direnememesi nedeniyle ortaya çıkan ve de beni günlerdir yüksek ateşle yatay konumda tutan “kışt” gribi (gerçi sokakçada bunun “p” ve “u” harflerinin yardımıyla söylenen çok daha anlamlı ve de yaşananlara cuk oturan bir adı var ama ben öyle tanımlamayayım da benimkinin adı “kışt” gribi olsun, hani “sizin gibilerin ATAMIN huzuruna çıkmaya hakkınız yok; hadi size kışt” virüsünden bulaşan bir tür grip olarak açıklayabilirim değerli okurlarıma)…
8 Mart 2010 gecesi STAR Tv’de izleyince Eş Durumundan Generallerin gözyaşlarıyla sulanan duyumu; bu duyum depreştirdi günlerdir atıl kalmış eleştiri huyumu, bedenimdeki yüksek ateş bu kez dilime vurdu, birazcık doğruldum:
-Size yanlış adres burası kardeş…
Çünkü bu Eş Durumundan Generallerin 8 Martı; kanımca yeni bir Amerikan kartı Türk kamuoyuna karşı…
Bu arada “Eş Durumundan General” mertebesine bir açıklık getirmek gerekirse;
Gülistanın hükümdarının ve sadrazamının zevceleri, mabeynci başının İngiliz’i boşadıktan sonra
aldığı yeni gelini görünür de ekranlarda, daha düne kadar herkesin huzurunda tir, tir titrediği
muazzam yeniçerinin, çeribaşının ve de ona en yakın mevkilerdeki yardımcılarının zevceleri nasıl kalabilirmiş geri planda ?... Hemen düşmüş hanımefendiler yola ve de vermeden hiçbir yerde mola ki bu ülkede kadın kısmısı dediğinin makus talihi; kardelenler ile zardelenler arasında sıkışıp kalmışken, ATATÜRK İLKE ve DEVRİMLERİ’ne karşın 13’lük kızlar, 65’lik dedelerin koynuna sokulurken gözyaşı ve sözyaşı (ki “sözyaşı” öfkeyle söylenen sözler sırasında ağızdan çevreye sıçrayan tükrüklere atfen tarafımdan uydurulmuş bir deyimdir) hiçbir ortamda, hiçbir ekranda boy göstermeyen Eş Durumundan Generaller; Türk kadınının en önemli günüdür algısıyla çıkmışlar Anıttepe yoluna ama adres yanlış !...
Oysaki öncelikle Sadrazam Hazretlerinden ricacı olup bir jet tahsis ettirmeliydiler kendilerine… Ve de Okyanus ötesine bir yolculuk ki Bayan Liberty’nin muhteşem abidesine mesud ve de bahtiyar tebessümlerle el sallayıp, doğru Abraham Lincoln’un mozolesine… Ve de dökmeliydiler gözyaşlarını onun huzurunda ve de beyan etmeliydiler şikayetlerini “artık kalmadı hükmümüz Atatürkün yolunu izleyen hınzırın, muzurun indinde” sözleriyle… Bunca gözyaşı ve de yakınmanın ardından şenlik buluşmaları için de Ermeni Ajdası, estetik harikası ve de en azılı Türk düşmanı CHER ve de daha genç kadınları temsilen de Kim KARDASHIAN (benim kardeşim olacak değil ya 8 Mart kadınlar gününde adresi şaşırıp da Abraham yerine, ATAMIN huzurunda gözyaşı dökenlerin kardeşi) ve Eş Durumundan Generaller buluşup da Newyork’da; “Ayol ne var, ne yok… Nasıl daha da mutlu edebiliriz kocalarımızı ?... Neler söylüyor sizin büyücüler, üfürükçüler, tarotçular, falcılar, yaşam koçları ?...” içerikli bir sohbet, ardından fırından çıkmış bir hindi (ki bilindiği gibi TURKEY derler onlar bu hayvancığa) ile ziyafet çekerekten, yemek müziği olarak fonda Charles AZNAVOUR’un sesi, birazcık da Ermeni kadınlarının kıllarından kurtulmalarının tez günde zafere ulaşması mücizesi için dualarıyla günü sonlandırıp, otellerine yollanırlardı elbetteki Eş Durumundan General rütbelerine uygun sıralama ve de merasim adımları eşliğinde… Ve her geçen gün itibarını yitiren memleket kadınlarının 5 Aralık Türk Kadınının Seçme ve Seçilme Hakkını elde ettiği günü, 3 Mart Hilafetin Kaldırılması ile aydınlığa kavuştukları günler yerine, Amerikan menşeili 8 Mart kadınlar gününü kutlamak için şaşırıp da ATAMIN huzuruna çıkanlar üstelik Abraham’ın manevi şahsiyeti onların yolunu gözlerken... Çok ayıp etmişler vallahi…
Selma ERDAL
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder