10 Mart 2014 Pazartesi
Seçmeli
Kur’an dersi seçmeli olacakmış; dört çarpı dört(dert) çarpı dört(dürt) eğitim sisteminde…
Ne bu yaygara,ne olmuş yani ?...
Yeni mı sanki bu sistem de herkes ediyor sitem ?...
Menderes’den beri; din dersi, mahalle arasında Kur’an…Var mı din eğitimi uygulayanlara, din eğitimi diye tutturanlara karşı duran; gelmiş, geçmiş tüm genel yönetimlerde / hükümetlerde / iktidar ya da muhalif tüm siyasal partilerde?..
Kur’anı Kerim’den 10 sure ezberleyen ve dahi Hz. Muhammed’in hayatını bilen her öğrenciye Din Dersi notu 10…Kimin zamanında ?... Ben gibi yaşam yolculuğu 60’lı yaşlarına yaklaşan yurtdaşların öğrencilik yıllarında ve Süleyman DEMİREL’in başbakanlığı zamanında/zamanlarında (çocuktum, ufacıktım; top oynadım, acıktım…Başbakan DEMİREL…Okudum, mevki-mertebe sahibi ve dahi emekli oldum; yine DEMİREL)…
Daha sonra /1980 sonrası; Kenan EVREN, ülkeyi ABD’nin atadığı TÖ’ye verince ilk elden devren, ki çocuklarımın orta öğrenim yıllarına denk gelir bu zamanlar, örneklersek; onlar da günümüzün 40 yaşına yaklaşmakta olan ÖZAL ÇOCUKLARI diye de tanımlanan nesli…Cuma namazına gitmece, Cat Stewans’ın (ve Astronot Armstrong, Felsefeci Roger GARUDY) ve benzerlerinin İslam dinine geçişlerine ilişkin ayrıntıları “zorunlu” olarak öğrenmece ve elbetteki sureleri ezberlemece dönemleri ve de Hz Aişe’nin “deve” menkibesini bilmece ki elbette yalnızca Tarkan’ın çişi gelecek değil ya (bilenler, bilmeyenlere anlatsın artık bu söylenceyi)…
Dönemin okullarda başlayan dinsel baskılarından bunalan oğlumun; develer, savaşlar Türkçe mealli Kulhuvallahu ehad üzerine, “burada bir olay anlatılıyor, olaydan ders alınması öğütleniyor, neden buna amin diyeceğim ?...” sorgulaması karşısında, “Atatürk şiirlerini ezberlediğin gibi, bu sureleri de ezberle…Dersi geç… Büyüdüğünde ne yapacağın senin bileceğin iş, sen kendi yolunu seç” deyişim…Ve elbetteki Milli Eğitim yönlendirmeli tüm baskılara, zorlamalara karşın; bugün çocuklarımda benim denetimim/yönlendirmem altındaki olumlu değişim (Hangi yönde olduğu; ancak kişilerin kendisini ilgilendirir kuşkusuz, sorguya, soruya gerek olmasa derim )…
Günümüze gelince…
Değil mi ki seçmeli derslerden biri ; KUR’AN-I KERİM… Elbetteki sen bilirsin şekerim; ister seç, ister bir kalemde geç…Ola ki zorunlu; bu durumda da vesayet altında olmadığın yaşlarında, kendi doğrunu kendin seç…
Nasıl ki ATATÜRKÇÜLÜK dersleri bazen zorunlu, bazen de seçmeli olarak verildi bu ülkede öğrencilere; kimilerince gönüllü, kimilerince gönülsüz “yalnızca iyi notlar almak, sınıf geçmek için” ezberlendiyse ATATÜRK ilkeleri, devrimleri ve şiirleri…Aynı yıllarda okula giden, aynı eğitim düzeninden ya da aynı tezgahtan geçen örneğin; yaşdaşım Başbakan RTE ve ben gibileri…
Bir başka anlatımla…
Nasıl ki herkes kendi yolunu seçtiyse…Atatürkçülük ya da karşıtlık anlamında; yarın da dört çarpı dert çarpı dürt düzeninde; aklın süzgecinde / süzeninde, herkes kendi yolunu seçmece…Nasılsa dersler seçmeli/seçmece; insan denen düşünen varlık(sa eğer) aklına, usuna uyanı yeğlemece… Yaşamda yönün belirlemece… Hani var ya şu özgür irade / inisiyatif kullanmaca…
Bilindiği gibi eğitim ailede başlar, okul, arkadaş, iş çevrelerinde, toplumsal dernekler, siyasal partiler, sendikal aracılığıyla da yaşam boyu sürer, gider…İşte aileler; okula teslim ettiklerinde çocuklarını “eti senin, kemiği benim” demeyip, beyin yıkama eylemlerine çocuklarını teslim etmeyip…Aile içinde başlattıkları eğitimi; çocukları yetişkin bir birey olana değin sürdürdükçe, kamusal alandaki olumsuz dışsallıkların etkisini sildikçe, bilinç altında iz bırakmaması için usanmadan onları/onlara dayatılanları denetledikçe, ilgiyle çocuklarının gelişimini izledikçe, en önemlisi de usanmadan gerçekleri, doğruları öğrettikçe…
Çocuk; yetişkin olduğunda seçer yolunu, yönünü; değil mi ki dersler seçmeli/seçmece…
Buradaki en önemli bilmece…
Yeter ki SEÇMEK eyleminin ne anlama geldiğini iyice anlatabilsin analar, babalar çocuklarına; onların kişilik ve de kimlik yapıtaşlarını oluştururken…
Selma ERDAL
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder