8 Mart 2014 Cumartesi

Başımda Kırmızı Türban…Basında Ne de Güzel Göründüm Aman, Aman…

BUGÜN 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ..."EMEKÇİ" TANIMLAMASI UNUTULUP, UNUTTURULUP, YOK SAYILIP; SON YILLARDA "YEMEKÇİ" KADINLARA İTHAF EDİLEN BİR GÜN KÜRESEL VAHŞİ KAPİTALİZMİN EGEMENLERİNCE... OYSA GÜN; İŞÇİ SINIFI KADINININ, EMEKÇİ KADININ, HER TÜRLÜ SOSYAL GÜVENCEDEN YOKSUN GÜNDELİKÇİ KADININ GÜNÜ...BİLİNMEZ Kİ ONLAR BU GÜNÜN NE KADAR AYIRDINDA, BİLİNCİNDE, FARKINDA; BUGÜN TAKSİM GEZİ PARKINDA "FEMİNİST" VE DE "AYRILIKÇI" DÜŞÜNCE KUTLAMALAR YAPACAK, EMEĞİN GÜCÜ YİNE İŞİNDE, GÜCÜNDE OLACAK BİR LOKMA EKMEK UĞRUNA... BUNUNLA BİRLİKTE, BİZDE İŞÇİ KADININ YERİ, DÜŞÜNCESİNDE EMEĞİN DEĞERİ, SINIF BİLİNCİ, SENDİKA ALGISI ACABA NEREDE YA DA NE KADAR OLUŞMUŞ ?...YOK, YOK SOSYO-EKONOMİK İÇERİKLİ UZUN, UZUN ANLATIMLAR YAPMAYACAĞIM...YALNIZCA YAKIN GEÇMİŞİMİZDEN BİR ANIMSATMA GETİRECEĞİM GÜNÜMÜZE...TEKEL İŞÇİLERİNDEN BİR KADIN; HANİ SEÇİLİP DE, ÇIKARILMIŞTI YA BAŞBAKANLIK KÖŞKÜNE...İŞTE YAZIMDA O KADIN VAR; BAŞINDA KIRMIZI TÜRBANI İLE...BAKIN NELER SÖYLÜYOR, AZ BİR YOL DİNLE: Ohhh sefam olsun !... Beni çekip, çıkardılar onca kadın arasından… O an farkım kalmadı kovandaki kraliçe arısından… Huzura kabul edildim yanımda olsa da kem sözlülerin ağzını kapatmak için bir başı açık; ben memnun ve müstehzi gülümserken kameralara beyanatım sırasında, o kaldı arka yanımda görünürken birazcık, birazcık… Dilim bilmese de bir çift laf etmeyi; hakkı, hukuku dillendirmeyi “beni de bu yüzden seçmediler mi sanki ?”…Ohhh sefam olsun; ben çıktım huzura… Ben ikna oldum; uymam artık hınzıra, muzura… Hanımefendi’ye gözyaşı döküp, dilenecektim hakkım için birazcık insaf… Hanımefendi yerine, kabul ediliverince refiki beyefendinin huzuruna; karşısında apışıp kaldım saf, saf… Vallahi de, billahi de ikna etti beni işte… Ne sorup duruyor bu fitne, fücur medya; haşmetli Başbakanım ile neler konuştuğumu ?..Haşa !...Ben konuşabilir miyim o kutsal şahsa hitaben ?... Değil ki benim lugatım kitaben… Tabiiiki o söyledi, ben dinledim… Huşu içinde inledim… Aman efendim, aman; bana nasip oldu huzura ermek… O muhteşem konağa girmek…O zat-ı muhterem verse de fetva: -Dönüş yok 4c’den geri… Başka bir ihtimal yok sizin için; ya işbaşı ya da işsizliğe, açlığa marş, marş ileri !... Vallahi de, billahi de ben tatmin oldum, ikna oldum… İşte günlerdir hak arayışındaki TEKEL işçisini temsilen; Başbakanlık konutuna giden kadın işçi… Üstelik de sendikalı… Sanki bir fincan kahveye, bir bardak çaya gidiyor çat kapı mahalle komşusuna… Konutda geçirilen bir saatlik zamana feda edilen hak arama savaşımı…Ne sendikal haklar, ne iş güvencesi…Aylardır yaşananlar silinmiş bir anda bilincinden; muhteremlerle hasbıhal etmenin değeri hiçbir şeyle ölçülemez (sanki reklamdaki kankalar buluşması)… Kameralar aracılığıyla ulusal ve uluslararası kamusal alana yayılan görüntülerde; Türkiye’de bir işçi kadın Başbakan’la görüşmüş… Başında kırmızı türban… Kimin umurunda; olsun TEKEL işçisi küresel kapitalizmin çıkarlarına kurban… O “tatmin” olmuş !... O ikna olmuş !... Ya sizler; 4c’ye tutsak edilecek işçi, emekçi sınıfı; sizler de “tatmin” oldunuz mu bu çarıklı erkan-ı harb muhabbetinden ?... *İş, aş derdindeyken gözden ırak olmasın; ülkemizdeki kadın algısı ve de olgusu: El-etek öpmek için elçi olarak seçilen ve huzurunda merhamet dilenmek için secde edilen kadınların ikisi de türbanlı… Selma ERDAL; Bursa http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=114218&kw=TEKEL'de+sonu%E7+yok

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder