9 Mart 2014 Pazar

Soru : NERDE BU DEVLET ?... Yanıt : Dere yataklarına yapılaşma izni vermekle meşgul...

Boşnak Mahallesi Mollaarap’ın Kerpiçhane mevkiinde bir köprü vardır ki altından Uludağ’dan doğan yedi dereden birinin suları akar, gider denize doğru… Ve bu derenin kıyılarına 90’lı yıllarda kondurulmuştu ÇİMEN Sitesi ki 99 Depremi’nde, duvarları çatladı dere kıyısında tüm görkemiyle yükselen bu sitedeki konutların, pek çok kişi de o günlerde ucuz, pahalı demedi sattı katını, attı canını dere yatağının kıyısından sağlam zeminlere… Ve 29 Mart 2009 seçimleri öncesine değin varlığını koruyan, “dere yatağının doldurulmasıyla kazanılan (kazanıldığı sanılan) topraklarının üzerinde” bir dinlence alanı oluşturulmuştu, ÇİMEN Sitesi kondurulurken… Halk için oluşturulsa da bu alan, halka kapatılmıştı sanki berduş ve de bekri taifesince…Sıkça baskına uğrardı geceleri Işıklar Karakolu’nun Polisleri’nce… Seçim öncesinde Yıldırım Belediyesi ve Mollaarap Mahallesinin Muhtarlığı’nca alınan karar doğrultusunda; bu kazanıldığı sanılan toprakların üzerinde, bu günlerde bir yapı yükselmekte… Adı da; Mahalle Konağı… Şimdilik bu konağı elde var bir diyerek; beklemeye alalım sözün/yazının burasında… Bakalım daha neler yaşanmakta; dere yataklarıyla, belediyeler arasında ?...
Yıllar öncesinde yine bir dere yatağı, yine bir yapı, yine bir belediye arasında da gündeme gelmişti; “dere yatağına kondurulan bir yapı” oluşumu… Dere yatağı üzerine, toprak ve de beton doluşumu… Anımsayalım hele bir, o günlerde de neler olmuştu ?... GÖKTUĞ Şirketler Gurubu ki FLASH Televizyonunun da iyesi olan topluluk, epey uğraşmıştı kullanım izni almak için belediyeden… Ve hatta ayyuka çıkmıştı “ruhsat” için döndürülen bir takım alaveralar, dalaveralar ve GÜMÇED’in o günlerde başkanlarının adı düşmüştü dile… Bendeniz kulunuz bile ayrılmıştım o günlerde pek çok çevre dostu üye ile birlikte özveriyle çalıştığımız o dernekten… Bilindiği gibi bizler pek bir güveniriz ya Şehr-i Eminler’e Osmanlı’dan beri “ki onlara günümüzde Belediye Başkanları denir” ve de biliriz ki onlar hizmet için varlardır, hezimet için değil… Kentimizin ve de kentlimizin yararı için izin vermez onlar dere yataklarının üzerindeki yapılaşmaya; 90’lı yıllarda Anavatanlı Basri SÖNMEZ’in vermediği gibi…Cilimboz Deresi’nin yatağından akıp giderken Uludağ’ın karları suya dönüşmüş olarak… Basri SÖNMEZ gibi başkanlar hiç aldırmaz; “GÖKTUĞ Tower duruyormuş kıyısında, başkanın bu kararına destek verenlere küsmüş olarak”… Yıllarca açılmaz kapısı, açılması bile söz konusu olmaz “ruhsat alamadığı için belediyeden, dere yatağına konuşlanan bu kulenin” ta ki ne zaman değin; “ Bursa Büyükşehir Belediyesi, yeni stadyum projesi ile birlikte, hemen karşı tarafında 10 yıldır atıl duran Tower Plaza’nın da hizmete açılmasını planlıyor”(*) duyumu gazetelere, yansılara düşünceye değin ki bu da etti mi size “elde var iki” ?... Ve artık sırada çok daha önemlisi, çok daha büyükçesi var “elde var üç” diye sayacağımız dere yataklarıyla oynamanın, oynaşmanın en son örneği olarak… “Uludağ’dan inen yedi dere; acep şimdi nerede, nere ?...” diye sorup, sorgulayacağımız, ya da yeni yetmelerin “Ne deresi ?... Nerede dere varmış ?... Burası mı dere yatağıymış ?...” diye şaşkınlıkla karşılayacağı ya da karşı çıkacağı bu eylemlerin sonuncusu da GÖKDERE üzerine planlanan eğlence/dinlence/oyun alanı mı, yoksa kente, kentliye oynanan yeni bir oyun mu herkes dilediğince düşünmekte ve de değerlendirmekte özgür, amma ve lakin gitti, gidiyor GÖKDERE’nin de yatağı… Yine de göz ardı edilmesin demeden de durmuyor ya şu dilim; karlar eriyip, sular taşınca sağ olanlar görecektir batağı, nasıl ki 80’li yılların sonunda yine GÖKDERE’nin yatağına yapılmış DSİ lojmanlarında yaşayanların gördüğü gibi… Özün sözü; “Bursa’da Osmangazi Belediyesi tarafından Gökdere’ye yapılması planlanan eğlence ve spor parkı projesi belediye meclisince alınan kararla Büyükşehir Belediyesi’ne devredildi”(**) duyumu düşünce şu sanal ortamda yansıya, içim bir kez daha yandı ya… Gerçi dere yataklarına el atanlara/göz dikenlere/saldıranlara ne gam, ne tasa… Maksat dolsun kasa… Yakın bir gelecekte bu yatırım; doğal etkenler sonucu batacak olsa da (ki eninde, sonunda Doğa geri alır, kendinden çalınanı); bugün için arpalıklar dağıtılmalı yandaşa… Bir kez daha çıkarsak anılarımızda gezintiye, pek çok kişi rastlamıştır televizyon yansılarında yıllar önce; “İzmir’de dere yatağındaki gecekondularda yaşayanlardan, ekmek almak için evden çıkan bir çocuk yağmur sellerine kapılıp öldü” duyumuyla ilgili o korkunç görüntüye ve sele kapılan çocuğun yakınlarından yükselen “Nerde bu Devlet ?” diye yüreklerimizle birlikte, kulaklarımızı acıtan o sese… Üstelik 22 kasım 1998 günü yaşanan bu olayın ardından televizyon yansılarına yansıyan; “Nerde bu Devlet ?...” haykırışlarını Reha MUHTAR Show Tv haber jeneriğinde kullanmıştı… Ne zamana değin ?... 17 Ağustos 1999 Depremi’ne değin… Sanırım daha sonra birileri onu uyardı; Devlet’le dalaşmak ya da Doğa’yla dalaşmak ayrımını algılayabilmesi için… Günümüzden ve de kentimiz Bursa’dan dere yataklarına kondurulan, konuşlandırılan yapılara ya da bir başka deyişle dere yataklarından çalınan topraklara ilişkin üç kötü örnek… Gün gelir azarsa bu üç derenin de suları ve yine yüzmek isterse üzerinde ördek, sanırım öncesinde temizlemeleri gerek; kum, çakıl, çimento ve çividen… İsterse dereler yataklarını, bilinmelidir ki çözüm yolu yoktur başkaca; onları iyesine geri vermekden… Anımsayalım yeniden, ne sormuştum yazımın başlığında ?... -Nerde bu Devlet ?... Ne yanıt vermiştim hemen alt satırında ?... -Dere yataklarına yapılaşma izni vermekle meşgul!... Böyledir bizlerde ülkeyi de, kenti de yönetmek; böyledir yöneticilerimizdeki yönetim anlayışı: Değişince İKTİDAR… Değişir daha önce verilen her KARAR… Uzun dönemde görecekmiş bundan kent de, kentli de ZARAR… Aman bugün yandaşlarımız görsün de YARAR… Ne diyelim her şeyin HAYIRlısı… Ve gelelim siyasal partiler bağlamında, Bursa merkezi ve merkez ilçeleri kimlerin yönetiminde olduğuna ilişkin açıklayıcı bilgiye; işte durum kısaca şöyle: Bursa Büyükşehir; AKP…Bursa Osmangazi; AKP…Bursa Yıldırım; AKP… Yalnızca Bursa Nilüfer; CHP… Kendilerine AKP demeyenleri, bugünlerde haklamaya kalkanların; Bursa’daki dere yataklarına ilişkin eylemleri de işte böyle… (*) http://www.yenibursa.com/Tower-Plaza-aciliyor-18233.html (**) http://www.yenibursa.com/Gokdereye-dev-proje-18193.html Selma ERDAL

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder